Yeni Konular
   
Anasayfa / HABER / 2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri!

2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri!

 2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri!
2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri!

2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri?

  2016 yılına çok sancılı bir şekilde girilen, bacasız sanayi olarak adlandırdığımız, yıllık 40 milyar dolar girdisi ile Türkiye bütçesinin üçte birini karşılayan turizm can çekişiyor. Sıcak paranın en hızlı sağlandığı, çantacısından, hamamcısına, tekstilciden çiftçisine, kadar dolaylı yanlardan yaklaşık kırk sektöre canlılık veren Turizm peki nasıl oldu da bu hale geldi?

İstihdam sorununa en hızlı çözüm sunan, dışarıdan çok eğlenceli görünen bu sektörün sorularını birde turizmcilerin gözüyle irdeleyelim.

1- Güven Kaybı ve Korku: Tatil yapma kararınız kesinleştiğinde öncelikle gideceğiniz yere karar verirsiniz. İster rahatlamak, dinlenmek, huzur için ister sağlık amaçlı olsun Türkiye’nin her yerinde kaliteli iyi hizmet alabileceğiniz bütçenize ve talebinize göre butik veya devasa boyutlarda resort otel olsun, birini mutlaka bulursunuz.

Gerçekten Türkiye’de bulunan birçok tesis kalite ve hizmetiyle dünya listelerinde yerini almıştır. Ancak ne yazık ki 24 Kasım da düşürülen Rus uçağı ardından yaşanan gerilim, sancılı bir süreç başlatmıştır. Dış Basınında oluşturduğu negatif algı krizin derinleşeceğini düşünen Avrupa ve diğer ülkelerden gelecek turistler için rotalarının başka yöne çevirmesine etken oldu. Son zamanlarda tüm dünyada art arda patlayan bombalar İslam ülkelerine karşı oluşan İslam fobisi giderek derinleşmekte.

Unutmayın! Üstüne parada verseniz turist kendini güvende hissetmediği yere gitmez…

2- Acentelerin Boş Koltuk maliyeti: Türkiye’yi destekleyen Tui ve Thomascook  gibi dünyaca ünlü tur operatörleri ve bünyelerinde bulunan alt operatörler,  asıl kazançlarını Uçak+Otel+ Transfer paket tur sistemi ile yapılan satışlardan elde eder. Tatilini daha ekonomik hale getirmeye çalışan Kişi paket tura yönelir. Ucuz, kaliteli ve misafir memnuniyeti yüksek anket sonuçları itibari ile Türkiye vazgeçilmez destinasyonlarıdır. İş partnerleri ile bir yıl önceden imzalanan kontratlarda büyük firmalar gideceği rotaları, uçak koltuk kiralama sayılarını fuarlar, reklam, tanıtım, öngörüler doğrultusunda belirler. Arz talep dengesinin artışına göre ihtiyaç durumunda daha sonra ek seferler düzenlenir.

Bu işin ilk bacağını uçak oluşturur. Maliyetler sıralamasına bakıldığında Acente giderleri kaleminde ilk sırada uçak maliyetleri gelir. Satışı yapılmayan her boş koltuk geri dönüşü olmayan zarar yazar. Zararı minimize etmek adına Last minute diye adlandırılan, kulaklarınıza inanamadığınız fiyatlara satılan son dakika biletler olması sırf bu yüzdendir.  Mevcut istikrarsızlık, oluşan satılamayacak koltuk algısı ne yazık ki sefer iptallerine sebebiyet verdi.

3- Arz talep dengesizliği, Haksız Rekabet ortamı: Kültür ve turizm verilerini karşılaştırdığınızda yıldan yıla artan arz ve talepte oluşan bozulmayı görürsünüz. Artan yatak arzını aynı oranda karşılayacak bir talep artışı sağlanamamaktadır. Farklı sektörde faaliyet gösteren iş adamları gerek sıcak para akışı cazibesi, gerek oluşturduğu prestij sebebiyle turizm alanında faaliyette bulunmak isterler. Sektöre yeni giren firmalar bazen maliyetin çok altında öyle fiyatlar ile giriş yaparlar ki;bu durum haksız rekabeti doğurur. Standartları belli otellerde maliyetler üç aşağı bellidir.  Taban fiyat uygulamasının olmayışı,  maliyetleri azaltmak için yapılan yanlış uygulamalar, hizmet kalitesinin bozmaktadır. İlk kez Türkiye’yi tercih eden misafir için ‘bütün tesisler aynı’ algısı oluşturmakta tavsiye vetekrar tercih sebebi olmamaktadır.

4- Pazar çeşitliliği azlığı: İstatistikler incelendiğinde ağırlıklı olarak Ege ve Marmaris sahillerinin, İngiliz ve Fransız turistler tarafından, Antalya Kemer ve Alanya Rus turistler tarafından, Side Manavgat Belek Avrupa ve İskandinav turistler tarafından tercih edilir. Repeat Guest olarak tabir edilen mükerrer misafir her tesiste oldukça etkili  pay oluşturur. Sürekli aynı tercihli  odasından, Hangi dönemi tercih ettiğine, odada isteyeceği  askı sayısına, özel isteğine kadar sizden biridir artık.  Sadece deniz, kum, güneş, turizmi için senede birkaç defa gelen misafir ekonomiye katkısı sınırlı olur. Oysa yeni pazarlara açılmak, yeni kültürler, ekonomiye canlılık getirir. Dünyada değişen ve bozulan ekonomi, orta tabaka olarak nitelendirdiğimiz turist, ucuz tatil yörelerine yöneldi. Aldığı işsizlik ödeneğiyle tatile gelen, esnafı dolandırmaya çalışan ucuz müşteri portalı değişmelidir. Oluşan yeni dinamikler deniz kum güneş turizmi giderek yerini kültür, sağlık, spor ve engelli turizmine bırakmakta. Kültürümüz gereği çokta dillendirilmeyen birde seks turizmi var ki, daha iyi bir yaşam uğruna ihraç ettiğimiz gelin ve damatlarımızın sayısına bakıldığında ne demek istediğim, anlaşılır aslında…

5-Sektörde Kaliteli, Eğitimli Çalışan Açığı: Yaşanan her negatif olaya anlık tepki veren, pamuk ipliğine bağlı bir sektördür Türkiye turizmi. Turizm sektöründe kaliteli, eğitimli personel ilk sırada gelir.  Çünkü siz hizmet satarsınız ve bu hizmeti şirketinizi temsil eden çalışan sağlar. Aylık belli bir gideri olan, aile kurmak isteyen, ev geçindiren, geleceğine yön vermek isteyen işi bilen kaliteli çalışanlar sektörden birer birer ayrılıyor. Geçici süreli yapılan iş sözleşmeleri  yerine daha az gelirle, daimi ve sosyal güvencesi olan işleri tercih etmekte. Bu durum sürekli azalan kaliteli personel açığını oluşturuyor. Kısa süreli işler sebebi ile sektör çalışanları çoğunlukla devletin sağladığı işsizlik ödeneği şartlarını yerine dahi getirirken zorlanmakta, çoğunlukla hak kazanamamaktadır. Ekonomik özgürlüklerin sekteye uğraması, istikrar sağlanamaması aile içi şiddetin yanında boşanma oranlarında arttırmaktadır. Nitekim farklı sebepler olsa da genel olarak ele alındığında,2015 yılı boşanma oranlarında kıyı şeridi turizm bölgelerindeki artış kolayca gözlemlenir.

6- Yerli Turiste Farklı, Yabancı Turiste Farklı Fiyat, Çifte Standart Uygulaması: Tatil yapan herkes güzel anılar ile ayrılmak ister. Çıkacağı tatil için harcama yapacağı bir bütçe oluşturur. Gün batımında fotoğrafçıya ödenecek paradan tutunda, Ülkesine dönerken torunlara götüreceği hediye listesinin tamamlanmasına kadar farklı kesimden birçok kişi ayrılan bütçeden payını alır. Günümüz teknolojisi ile gideceğiniz yerde yapacağınız turlar, ne yenir, ne alınır, fiyatlar nelerdir, şikâyetler nelerdir, nelere dikkat edileceği, kalanlardan tavsiyelere kadar bütün bilgi artık parmaklarınızın ucunda. Aynı zamanda benzer bilgiler, paket turunu satın aldığı firmaların rehberlik hizmetleri servisince de tekrar verilir. Türkiye’yi tercih eden misafirlere,  rehberlerin ilk bilgilendirmeleri , yapılan çifte standart uygulaması gelir. Etiketsiz ürünler satan yerlerden uzak durmaları veya Abartılı etiketler yerine indirim istenmesidir. Yaşadığı kültürde buna alışkın olmayan turist, esnaf yerine,daha kurumsal firmalara zincir mağazalara yönelmekte. Ayakkabıcısından, çantacısına, lokanta garsonundan, butik çalışanına kadar sektörde bir çok çalışan prim usulü çalışır. Yani İşyerine ne kadar çok para kazandırırsan, alacağın prim aynı oranda artar. Eğitimsiz çalışan açığı burada da karşımıza çıkar. Çoğunluğu kırsal kesimden birkaç aylığına çalışma umuduyla gelenler için, önemli olan konu sezon sonunda sadece cebine koyduğu  paranın miktarıdır.  Oysa kazıklandığını anlayan turist bir daha o bölgeyi asla tercih ve tavsiye etmez. Çalışan için durum,  her sezon yeni bir bölgede işbaşı….

 

Jeopolitik bir konumda olan Türkiye’nin üzerinde oynanan kirli oyunlara karşı ve yukarda belirttiğim etkenlere bağlı olarak;  2016 yılı Türk turizmi bakanlığın uyguladığı acil önlem planları ne kadar  etkili olacak hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Acentecisinden, otelcisine, butik çalışanına kadar bu sektörden evine ekmek götüren herkes zincirin her bir halkasını oluşturmaktadır.  Ne kadar güçlü olursak olalım, gücümüz en zayıf halkamızın gücü kadar…

Facebook Yorumlar

   

Hakkında admin

admin

Buna Baktın mı?

İKSV’ nin Düzenlediği En Prestijli 5 Etkinlik

İKSV’ nin Düzenlediği En Prestijli 5 Etkinlik

İKSV yani İstanbul Kültür Sanat Vakfı, 1973 yılında kar amacı gütmeyen, kamu yararı için çalışan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir