Yeni Konular
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / 9. Sınıf Harita Bilgisi Konusu Geniş Açıklamalı ve Özet

9. Sınıf Harita Bilgisi Konusu Geniş Açıklamalı ve Özet

2015-05-26_1136461. Coğrafi Rehberim: Haritalar

Bilgilerin Haritalara Aktarılmasında Kullanılan Yöntemler

Haritalara baktığımız zaman yer şekillerinin çizgi, nokta ve alanlar kullanılarak aktarıldıklarını görürüz. Yolların çizgi ile su birikintilerinin alan yöntemi ile gösterilmesi söz konusu olabilir. Ancak bazı haritalarda da birden fazla yöntemin kullanıldığını görebilmek söz konusu olabilmektedir. Bir yerdeki nüfus yoğunluğunu gösterebilmek amacı ile hem alan hem de nokta yönteminin kullanılması söz konusu olabilir.

2. Haritalarda Yer Şekillerini Gösterme Yöntemleri

Haritalar çizilirken hangi yöntemin kullanılacağına karar vermek için haritanın hangi amaçla çizildiğine bakılır. Bir haritayı çizerken kullanılacak yer şekillerini gösterme yöntemlerini şu şekilde sıralayıp açıklayabiliriz:

– İzohips (Eş Yükselti Eğrisi) Yöntemi

2015-05-26_113810

Deniz seviyesini baz alarak aynı yükseltide bulunan noktaların eğri çizgiler kullanılarak birleştirilmesine dayanan yöntemdir. Bu çizim yönteminde bazen eğriler arası genişliğin fazla olduğunu bazen de dar olduğunu görebiliriz. Bunlar yeryüzü şekilleri hakkında bilgi sahibi olmamıza olanak sağlar.

Deniz seviyesine göre aynı derinliğe sahip olan noktaların buluşturulduğu eğriler için “izobat (eş derinlik)” denmektedir. İzohips ve izobatların birleşme noktaları kıyı çizgisini oluşturmaktadır. Yer şekillerini göstermede en yaygın olarak kullanılan yöntem izohips yöntemidir. Bazen bu yöntemle hazırlanmış haritaların daha kolay kullanılması için belirli yükseltilerin farklı renklerle gösterilmesi söz konusudur.

– Kabartma Yöntemi

2015-05-26_113729

Yükselti değerlerinin belli bir oranda küçültülmüş olduğu ve yer şekillerinin de kabartılarak ile gösterildiği haritalarda kabartma yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem yer şekilleri için üç boyutlu ve gerçeğe en yakın gösterim sağlaması bakımından kullanım kolaylığı sağlar. Ancak yapımı ve taşınması zor olduğu için çok sık kullanılmaz.

– Renklendirme Yöntemi

2015-05-26_114614

Özellikle fiziki haritalara baktığımız zaman yer şekillerinin renkler kullanılarak gösterildiğini görebiliriz. Su birikintileri için mavi, dağlar ve tepeler için kahverengi kullanılması söz konusu olmaktadır. Bunlarda da belirli bir derinliğe ya da belirli bir yüksekliğe çıkıldığında rengin tonlamasında farklılıklar olduğu görülebilir.

– Tarama Yöntemi

2015-05-26_114656

Çizgilerle taramaların yapıldığı haritalarda tarama yöntemi kullanıldığını görebiliyoruz. Bu taramalarda eğimin fazla olup olmamasına göre çizgilerin sıklıklarında, kalınlıklarında ve uzunluklarında değişiklikler olduğunu görebilmek mümkündür. Eğimin fazla olması çizgilerin kısa, kalın ve sık olmasına sebep olur. Eğimin az olmasında da tam tersidir. Bu yöntem ile hazırlanan haritaların daha genel fikir verici bir harita olduğunu söyleyebiliriz.

– Gölgelendirme Yöntemi

2015-05-26_114852

Bu yöntemde haritaların 45 derecelik bir eğimle ışık aldığı ve bu sebeple de bazı yerlerde gölgelendirmeler yapılarak çizilmesi söz konusudur. Bu haritaları aydınlattığınız zaman ışık alan yerlerin açık, ışık almayan yerlerin ise koyu renkle gösterildiğini görebilirsiniz. Bu çizimleri bir karakalem çalışması olarak da görebiliriz. Bu yöntem modern haritacılıkta yardımcı bir yöntem olarak kullanılmakla beraber bu haritalardan yeryüzü şekillerinin yüksekliği hakkında bilgi sahibi olmak pek söz konusu olmayacaktır.

Kullanım Amaçlarına Göre Haritalar

Her harita farklı amaçla çizilir. Amaç farklı olunca üzerinde yoğun olarak durulan özellik de farklı olacaktır. Bu bakımdan da bu haritaların kullanılış amacına göre toprak haritası, fiziki harita, nüfus haritası gibi farklı isimler aldıkları görülür.

2015-05-26_115507

3. Projeksiyon Tipleri

Yerkürenin özelliklerini belli bir ölçek kullanarak küre üzerine aktardığımız zaman bir model küre elde ederiz. Ancak bu şekillerin düzlem üzerine aktarılması durumunda yerkürenin elips şekli sebebi ile bazı bozulmalar meydana gelmesi söz konusudur. Bu sebeple de bozulmaların en aza indirilmesi için geliştirilen yöntemlere “projeksiyon (iz düşüm)” denmektedir. Konik, düzlem ve silindirik olmak üzere üç farklı projeksiyon çizim yöntemi bulunmaktadır.

2015-05-26_114949

a. Konik Projeksiyon: Model kürenin üzerine koni şeklinde bir kağıt sarılarak oluşturulur. Bu şekilde hazırlanmış haritalarda şekillerin bozulduğu ancak alanların korunduğu görülür. Bu yöntem orta enlemlerin ve çevresindeki bölgelerin çizimi için kullanılmaktadır.

2015-05-26_115048

b. Düzlem Projeksiyon: Bir düzlemin kutup noktasına teğet olarak geçmesine dayalı olarak gerçekleştirilen çizimdir. Bu çizimde kenar uzunluklarının korunduğu görülür. Bu çizim yöntemi daha çok dar alanların ve büyük ölçekli haritaların çizimi için kullanılmaktadır.

2015-05-26_115556

c. Silindirik Projeksiyon: Düzlemin kürenin çevresine silindir şeklinde sarılması ile oluşturulmaktadır. Bu çizimde ekvator ve yakın çevresinde bozulmanın çok az olduğu ancak kutuplara gidildikçe bozulma miktarının arttığı görülür. Bu yöntemi deniz ve hava ulaşımında kullanılan haritaların yapımında kullanıldığını görüyoruz.

4. Haritalarda Yolculuk

Haritayı Oluşturan Unsurlar

Bir çizimin harita olarak kabul edilebilmesi için bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bu özellikler kuşbakışı çizilmiş olması, düzlem üzerine aktarılmış olması ve ölçek kullanılmasıdır.

– Ölçek: Yeryüzünün bir kısmının veya tamamının düzlem üzerine aktarılabilmesi için kullanılan küçültme oranına “ölçek” denir. Ölçekler de kendi aralarında kesir ve çizgi olmak üzere ikiye ayrılır. Kesirli sayılarla belirtilen ölçeklere “kesir ölçek”, çizgilerle ifade edilenlere “çizgi ölçek” denmektedir.

Haritalara genel olarak baktığımız zaman kullanımı kolay hale getirmek için “yön oku” kullanıldığını görebiliriz. Ayrıca haritada kullanılan şekilleri daha iyi anlayabilmek ve bu konuda yeterince bilgi sahibi olmayan kişilerin de rahatlıkla haritayı anlamlandırması için kullanılan sembollerin bulunduğu bir “lejant (harita anahtarı” bulunduğu görülmektedir.

Haritalarda Uzunluk ve Alan Hesaplamaları

a. Uzunluk Hesaplamaları: Haritada kullanılan ölçek, gerçek uzaklık ve haritadaki uzunluktan herhangi birini bulmak için diğer iki unsuru bilmek yeterlidir. Bilmediğimiz unsuru bulmak için kullanacağımız genel formül şudur:

Gerçek Uzaklık (GU) = Harita Uzunluğu (HU) x Ölçeğin Paydası

b. Alan Hesaplamaları: Kare biçimdeki bir alanın gerçek hayatta ne kadar olduğunu bulmak için kullanacağımız formül şudur:

Gerçek Alan (GA) = Harita Alanı x Ölçeğin Paydasının Karesi

5. Paralel ve Meridyenler

Yeryüzündeki bir noktanın yerini daha hızlı bir şekilde belirleyebilmek için yerküre üzerinde hayali çizgiler oluşturulmuştur. Bunların dünyayı enine ve boyuna kestiği düşünülen paralel ve meridyenlerdir.

a. Paraleller: Ekvatordan kutuplara doğru paralel şekilde birer derecelik açılarla çizildiği düşünülen çemberlere paralel denir. Yerküre üzerindeki herhangi bir noktadan ekvator düzleminin merkezine doğru çizilmekte olan doğru ile ekvator düzlemi arasındaki açıya ise “enlem” denmektedir. Enlem; sıcaklık dağılışı, iklim gibi konular üzerinde etki etmektedir.

– Paralellerin Özellikleri

Ekvator en büyük paraleldir.
Bir derece aralıklarla çizilen iki paralel arası uzaklık 111 km’dir.
Bazı paraleller özel isimlere sahiptir.
Ekvator 0 derece kabul edilir ve kutuplara gidildikçe enlem dereceler büyürken çapları ve çevresi kısalır.
90 Kuzey Yarım Kürede, 90 Güney Yarım Kürede olmak üzere 180 paralel bulunur.

b. Meridyenler: Paralelleri dik kesen ve kutup noktalarında birleşen yarım çember şeklinde olduğu düşünülen çizgilere “meridyen” denir. Herhangi bir meridyen düzlemiyle başlangıç meridyeni düzlemi arasındaki açıya ize “boylam” denmektedir. Boylamın zaman farkları, ekinoks tarihleri, güneşin en tepede olduğu vakit gibi konular üzerinde etkisi bulunur.

– Meridyenlerin Özellikleri

Londra’nın Greenwich kasabasından geçtiği varsayılan meridyen başlangıç meridyeni kabul edilir.
Tüm meridyenler aynı uzaklığa sahiptir.
Aynı paralel üzerindeki iki ardışık iki meridyen yayı arasındaki uzaklık eşittir.
Ardışık iki meridyen yayı arasındaki uzaklık ekvator çizgisi üzerinde 111 km olup, bu uzaklık kutuplara gittikçe azalır.
İki meridyen arasında 4 dakikalık zaman farkı bulunur.
Aynı meridyen üzerindeki tüm noktalar aynı yerel saate sahiptir.
180 doğu, 180 Batı yarım kürede olmak üzere 360 meridyen bulunur.

Yerel Saat: Güneşin tam tepede bulunduğu vakit 12 olacak şekilde hesaplanan saatlere “yerel saat” denir. İki nokta arasındaki meridyen farkına göre yerel saati hesaplamak mümkündür. Aralarında kaç meridyen varsa bunu 4 dakika ile çarptığımız zaman yerel saat hesaplaması yapmamız mümkün olur.

Ulusal Saat: Bir ülkede kullanılan ortak saat ülkenin ulusal saatidir. Türkiye gibi farklı meridyenler üzerinde bulunan ülkelerde özellikle ülkenin doğusu ile batısı arasında farklılıklar bulunması söz konusu olacaktır. Bu farkı ortadan kaldırabilmek için ortak saat kullanılması gerekir. Ancak ezan saatleri gibi konularda yerel saat uygulamasının kullanıldığı görülmektedir.

Uluslararası Saat Dilimleri

Ülkeler arasındaki iletişimin devam edebilmesi için ve saha sağlıklı bir şekilde uluslararası ilişkilerin yürümesi için uluslararası saat dilimleri belirlenmiş durumdadır. Bu sebeple de başlangıç meridyeninin 7 derece 30 dakika batısı ile doğusu 0. saat dilimi olarak belirlenmiştir. Bundan sonra ise her 15 derece gidildiğinde 1 saat dilimi ilerlenmiş olacaktır.

6. İzohipsler

Yer Şekillerinin Çizgilere Yansıması

Çevresinde bulunan tepeler arasında kalmış olan, yükseltisi tepelere nazaran daha az olup komşu iki akarsu havzasını birbirinden ayıran yerlere boyun denmektedir.
Akarsu vadilerinin bulunduğu yerlerde eş yükselti eğrilerinin V şeklinde gösterildiği görülür. Bu şeklin sivri ucu akarsuyun kaynak yönünü göstermektedir ve bu yöne doğru eğrilerin değeri artmaktadır. Değerin arttığı bu yerlere ise sırt denmektedir.
Dağ ve tepelerin doruklarının üçgen ya da nokta ile gösterildiği görülür.
Eğimin arttığı yerlerde izohipsler arası uzaklığın kısaldığını görürüz.
Dağ ve tepe bulunan yerlerde eş yükselti eğrilerinin çapının en dıştan içe doğru gidildikçe küçülmektedir. Yani en içteki eğri en yüksek seviyeyi göstermektedir.
İzohips haritalarında çukur alanların ok işareti ile gösterildiği görülür. Bu alanların yükseltisinin çevresine göre daha az olduğu görülür.
Eğimin az olduğu ova gibi yerlerde izohips eğrileri daha seyrek bulunur.
En dışta bulunan eğri deniz seviyesi olan 0 metre eğrisi ile gösterilir.

Eğim Hesaplama

İki nokta arasındaki uzaklık biliniyorsa bu noktalar arasındaki eğimi bulmak da mümkündür. Bunun için kullanılan formül şudur:

Eğim = Yükseklik farkı (h) / Yatay uzaklık (L) x 100 ya da 1000

Eğer eğim % ile isteniyorsa 100 ile %o (binde) ile isteniyorsa 1000 ile çarpılır.

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Estonya İnternet Çağı ve Gelişimi

Daha çok geçmişiyle tarihiyle savaşta barışta Estonya’ yı değil de 2000 yılında attıkları en radikal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.