Yeni Konular

Abdülhak Hamit Tarhan hayatı eserleri

abdulhak hamit tarhanTanzimat döneminin yenilikçi şairi; tiyatro yazarı.

İstanbul’da (Bebek) dünyaya geldi. Babası, döneminin bilim ve devlet adamlarından Tarihçi Hayrullah Efen­di’dir. Bir süre mahalle mektebinde, daha sonra Rumelihisarı’ndaki Rüş­tiye Okulu’nda öğrenim gördüyse de, asıl eğitimini, babasının konağında, özel öğretmen­lerden aldı. Var­lıklı bir aile çev­resinde yetişen Hamit, çocukluk yıllarında bir süre Paris’te kal­dı.

1864’te İstan­bul’da bir Fran­sız okulunda ve “Tercüme Odası”nda Fransızca bilgisini ilerletti. Babasının Tah­ran Büyükelçili­ğine atanması üzerine, İran’a gitti ve orada özel Farsça ders­leri de aldı.

İstanbul’a döndükten sonra, çeşitli devlet ku­ruluşlarında ça­lışan Hamit, 1874’te ilk evliliğini yaptı.

1876’da Paris elçiliği ikinci kâtipli­ğine atandı. Paris’te eğlence çevrele­rini yakından tanıdı. 1879’da İstanbul’a döndü. Bunu Poti (1881), Golos (1882), Bombay (1883)’deki görevleri izledi. Hindistan’dan dönüş sırasında, eşi Fatma Hanım’ın Beyrut’ta ölümü (1885) Hamit’e en ünlü yapıtı “Makber”i yazdırdı.

1886 yılı sonunda Londra elçilik başkâtipliğine atandı. 1890’da bir İn­giliz Hanım’la ikinci evliliğini yaptı. 1895’te Lahey Elçisi oldu. Bunu Lond­ra’da elçilik müsteşarlığı izledi.1906’da Brüksel orta elçisi oldu. İkinci eşinin burada ölümü üzerine (1911), aynı yıl üçüncü evliliğini ve çok kısa bir süre sonra da, üçüncü eşinden ayrılarak, dör­düncü evliliğini Lüsyen Hanım’la yaptı.

Elçiliklerdeki görevlerinden zaman zaman “azledilen” son­ra tekrar görev­lerine dönen Hamit, 1914’te “Meclis-i Ayan” üyeliğine getirildi. İstanbul’ un işgali üzerine, Viyana’ya gi­derek, burada yoksul bir yaşam sürdü.

Cumhuriyet’in ilanından sonra, emekliye ayrıldı. 1928’de İstanbul milletvekili oldu ve İstanbul Bele­diyesi’nce kendisine yaşamının so­nuna kadar kalacağı Maçka Palas’taki özel daire tahsis edildi. Hamit, İstan­bul’da öldü ve Zincirlikuyu’daki Asrı Mezarlık’ta büyük bir törenle toprağa verildi.

Gençliğinde İstanbul’da Tanzimat döneminin seçkin aydınlarının konak­larında düzenlenen edebiyat söyleşile­rine katılıyordu. Samipaşazade, Sezai, Namık Kemal, Recaizade Ekrem Bey gibi o dönemin ünlü yazar ve şairleriyle bu sırada tanıştı. Birkaç oyun yazarak, edebiyat çevrelerinde adını duyurdu.

Paris’teyken yayınladığı “Nesteren” (1877) adlı oyunu saray çevrelerinde kuşku uyandırmış ve bu nedenle de İstanbul’a izinli olarak geldiğinde görevinden alınmıştı. Bu yıllarda kimileri daha önce yazılmış şiir ve oyun türlerinde “Sahra” (1879), “Tarık” (1880), “Eşber” (1880), vb. yapıtlarını yayınladı. 1880’li yıllarda, karısının ölümü üzerine yazdığı bir dizi ağıt ona büyük ün kazandırdı: “Makber” (1885), “Ölü” (1885) ve “Bunlar
Odur” (1886). Daha sonra hem şair, hem oyun yazarı olarak, ününü pekiştirdi. Abdülhakhamit Tarhan, B. Necatigil’in değerlendirmesiyle: “devrindeki şiiri dış ve iç geleneklerden kurtardı, ona geniş ufuklar açtı, gündelik yaşamalar, aşk, tabiat, vatan millet sevgisi, ölüm ve metafizik problemler üzerine, sevinç, ümit ve tezat­lardan feryat ve isyanlardan kuvvet alan lirik, epik ve felsefi şiirler yazdı.”

Tanzimat edebiyatının öncülerinin (Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa) aç­tığı çığırda yeniye yönelen Abdülhak Hamit, konularda ve biçimlerde yeni­leşmeyi çok ileri bir aşamaya ulaştır­dı. Türk şiirini, kişisel yaşam, günlük yaşam ayrıntılarıyla çağdaşlaştırdı ve zenginleştirdi. Bu özellikleriyle, Tevfik Fikret’i, Yahya Kemal’i hazırlayan bir şiir dünyası oluşturdu. Yapıtlarında, Doğu ve Batı kültürlerinin özgün ve ilk sentezlerinden birini gerçekleştirmeyi başardı.

Başlıca şiir kitapları: “Sahra” (1878), “Divaneliklerim Yahut Belde” (1885), “Hacle” (1886). Kimileri aruz, kimileri heceyle, kimileri düz yazıyla ya da karışık yazılmış oyunlarından başlıcaları: “Maceray-ı Aşk” (1873), “Sabr-ü Sebat” (1875), “İçli Kız” (1875), “Duhteri Hindu – Hintli Kız” (1876), “Nazile” (1876), “Nesteren” (1876), “Tezer” (1880), “Eşber” (1880), “Flnten” (1918)

   

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Sokrates Hakkında Kısaca

Sokrates Hakkında Kısaca

Sokrates M.Ö. 5.yy. da ( 469 – 399 ) yaşamış İlk Çağ felsefesinin önemli filozoflarından …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir