Ali Kuşçu hayatı eserleri ve matematiğe kazandırdıkları nelerdir

1 Ekim 2012 5.736 views

ali kuşçunun matematiğe kazandırdıkları nelerdir, ali kuşçunun gerçek adı nedir, ali kuşçunun buluşları, ali kuşçunun buluşları, ali kuşçunun buluşları,
Ali Kuşçu asıl adı Ali Bin Muhammed (d. 1403, Semerkant – ö. 16 Aralık 1474, İstanbul), Türk gökbilimci, matematikçi ve dilbilimcidir.Ali kuşçu Astronomi ve matematik bilgini. Semerkant’ta doğdu. İstanbul’da öldü.Kendisine Kuşçu adı verilmesinin nedeni olarak babası Muhammed’in Uluğ Bey’in doğancıbaşısı olmasından kaynaklandığı söylenir. Bir söylentiye göre de; Uluğ Bey’in yakın çalışma arkadaşlarından olan Ali Kuşçu, birlik­te ava gittiklerin­de, Uluğ Bey’in doğanını her za­man kendisine taşıtmasından ileri gelmektedir.Ali Kuşçu, Doğu’da müsbet bilimlerin geri­leme dönemi olan XV. yüzyılın ilk çeyreğinde doğdu. O sırada Maveraünnehir ve Türkistan, Ti­mur’un torunla­rından olan bilgin hükümdarlardan Uluğ Bey’in ida­resi altındaydı. Ali Kuşçu, Se­merkant’ta ilk ve dini eğitimini yaptı. Daha son­ra Kadızade-i Rumi ile Uluğ Bey’in kendisinden ma­tematik ve astronomi öğrendi. Öğren­menin sonu olmadığına inanan Ali Kuşçu, Uluğ Bey ve Kadızade’den habersiz, Kirman’a gitti. Orada öğreni­mini tamamladı.

Yaptığı çalışmalar arasında en önemlisi, Nasır el-Din Tusi’nin Tec-rid-ül Kelamı için hazırladığı Şerh-J Cedid-4 Tecrid adlı açıklamadır. Bu yapıtını Ebu Said Han’a ithaf ederek armağan etmiştir. Yeni Açıklama diye anılan bu şerh, önceki açıklamaların içerik ve özetleri de dahil olmak üzere Ali Kuşçu’nun açıklama ve düşüncele­rini de içeriyordu. Bu yüzden öğren­ciler arasında çok tutuldu. Ali Kuşçu’ yu Maveraünnehir ve öteki İslâm ülke­lerinde üne kavuşturdu.

Ali Kuşçu, Kir-man’da fıkıh, ha­dis gibi bilgileri öğrenirken müs­bet bilimlerle uğ­raşmaktan da geri durmadı.

Gidişinde ol­duğu gibi dönü­şünde de kim­seye haber ver­medi. Semerkan-t’a gelir gelmez hocası Uluğ Bey’ in huzuruna çıktı. Semerkant’tan uzun süre uzak kalışı nedeniyle kendisinden özür diledi. Uluğ Bey, özrü kabul etti, bir armağan ge­tirip getirmediğini sordu. Ali Kuşçu, o zaman Ay’ın safhalarını açıklayan Risalat hail el eşkal el – kam er adlı yapıtını baştan sona Uluğ Bey’e okudu. Uluğ Bey, buna çok memnun oldu. Ali Kuşçu’yu kutladı.

Bu olaydan sonra Kadızade’nin ölümü üzerine Ali Kuşçu, Semerkant Rasathanesi müdürü oldu. Buraday­ken daha önce başlanmış olan Zic-i Uluğ Bey adlı yapıtın tamamlanma­sına yardım etti. Zic-i Uluğ Bey, 1018 yıldızın koordinatlarını içerir. Bu yapıt­ta: Güneşle gezegenlerin hareket teo­risi, herhangi bir başlangıç zamanı için gezegenlerin ortalama boylamla­rının saptanması, gezegenlerin, gü­neşin, ayın dünyaya olan uzaklığının ölçülmesi, güneş ve ay tutulmaları gibi konular anlatılmaktadır. Çağının en modern yapıtlarından sayılır. Kita­bının önsözünde Uluğ Bey, Ali Kuşçu’ nun katkı ye yardımlarını övgüyle anmıştır.

Uluğ Bey, 1449′da oğlu Abd al Latifin başlattığı bir ayaklanma sonu­cunda öldürüldü. Rasathane yerle bir edildi. Bu durum karşısında Semer­kant Medresesi’nde ders veren ve Rasathanenin müdürü olan Ali Kuşçu, Hac’ca gitmek üzere izin isteyip, Se­merkant’tan ayrılarak Tebriz’e gitti. Akkoyun’lu Hükümdarı Uzun Hasan’ dan gördüğü ilgi üzerine orada kaldı.

Uzun Hasan, Ali Kuşçu’yu, Osman­lılarla Akkoyunlular arasında barışı sağlamak üzere Osmanlı Padişahı Fa­tih Sultan Mehmet’e elçi olarak gön­derdi. O sırada birçok bilgin ve sanat­çıyı Başkent İstanbul’da toplamaya önem veren padişah, Ali Kuşçu’nun da İstanbul’da kalıp medresede ders vermesini istedi.

Ali Kuşçu, görevini tamamlamak için Tebriz’e gittikten sonra İstanbul’a geldi. Ali Kuşçu ve ailesinin alınması için sınıra bir heyet gönderildi. Değerli bilimadamı, İstanbul’un ünlü bilim adamlarınca Üsküdar’da karşılandı. O zamanlar, dışardan gelen bütün bili-madamlarına böyle davranılırdı. Ali Kuşçu’yu karşılayanlar arasında İstan­bul Kadısı Hocazade Muslih el-Din Mustafa’da vardı. Ali Kuşçu’ya padi­şahça gündelik 1000 akçe harcırah bağlandı. Ali Kuşçu, kendisini karşı­layan bilginlerle karşıya geçerken Boğaz’ın durgun sularına bakarak onlar­la yol boyunca gelgit olayını tartıştı. Bu konuda bilgiler verdi.

Hocazade değerli bir bilgindi. Onun için Ali Kuşçu, kızını Hocazâde’nin oğluna verdi. Hocazade de kızını Kuş­çu’nun torunu Kutb el Din Muham-med’e verdi. Bu evlilikten astronom Mahmud bin Muhammed Mirim Çe­lebi doğdu.

Ali Kuşçu, İstanbul’a yerleştikten sonra Ayasofya Medresesi’nde ders vermeye başladı. Molla Sarı Lütfü, Kıvameddin Kasım, Sinaneddin Yusuf gibi değerli öğrenciler yetiştirdi. Molla Hüsrev ile birlikte medreselerin yeni ders programlarını hazırladı. Bu yüz­den Astronomi ve Matematik öğretimi İstanbul’da önem kazandı.

İstanbul’da Astronomi ve Matema­tiğin en parlak olduğu dönem, Ali Kuşçu dönemidir. Bununla birlikte Ali Kuşçu, gelmeden İstanbul’da Fatih dö­nemi Matematikçilerinden İstanbul’un ilk kadısı Hızır Paşa’nın oğlu Sinan Paşa vardır. Tazaarruat adlı yapıtıyla tanınan Sinan Paşa, kuşkucu felsefi inancı yüzünden, deli olarak bilinmek­tedir. Sinan Paşa, Ali Kuşçu’nun Aya­sofya Medresesi’nde verdiği dersleri, öğrencisi Sarı Lütfü aracılığı ile izledi. Molla Lütfü aracılığı ile öğrendiği bilgi­lere dayanarak Çağmini’nin astronomi risalesine bir açıklama yazdı. Sinan Paşa, daha sonra padişahın gazabına uğrayarak kadılık ve müderrislik yap­mak üzere Sivrihisar’a sürgün edildi.

Fatih, huzurunda, bilimadamlarını toplar ve tanıştırırdı. Bu toplantılardan birinde, Ali Kuşçu bir problem atar ortaya. Problem şudur: “Bir dar açının bir kenarı genişleme yönüne doğru hareket ettirilirse, geniş açı olur ve harekete devam edilirse, dik açı olmaksızın dar açı meydana gelir.” Padişah, bu problemin çözüm ve açık­lamasını Ali Kuşçu yapmadan öteki bilimadamlarının çözmelerini istedi. Sinan Paşa’da bunların arasındaydı. Sinan Paşa, Köprülü Kütüphanesinde 721 numara ile kayıtlı olan bir dergide yer alan üç sayfalık bir risaleyle bil­mece biçimindeki bu problemi çöz­meye çalışmıştır.

Ali Kuşçu, 1457′de Risale fil Heyye adıyla Farsça yazdığı üç maka­leden oluşan kitabını 1473′te Arapçaya çevirerek Risaletü’l Fethiyye adıyla Fatih’e sunmuştur. Astronomi ile ilgili olan bu kitabın sonuna gök cisimle­rinin yere uzaklıklarını gösteren bir bölüm ile bir dünya haritası eklenmiş­tir. Açıklamalı ilk Türkçe çevirisi, Sey-yid Ali Bin Hüseyin tarafından 1548′de Halep’te yapıldı.

Yine Semerkant’ta iken Farsça yaz­dığı Risale fi’l Hesab adlı matematik kitabını, İstanbul’dayken Risale-i Mu-hammediye adıyla Arapçaya çevirip padişaha sundu.

Ali Kuşçu’nun en önemli yapıtların­dan biri de Zic-i Uluğ Bey’e Farsça yazdığı açıklamadır. Zic-i Uluğ Bey Serh’i adıyla bilinen bu kitapta Zic’in düzenlenmesi ve o zamanki mate­matik bilgisi konusunda çok önemli bilgiler aktarılır. Ali Kuşçu’nun Astro­loji (yıldızlar aracılığı ile olacakları ön­ceden bilme) ile ilgili kendi elyazısı ile yazılmış bir kitabından da söz edil­mektedir.

Doğum tarihi kesin olarak bilin­meyen Ali Kuşçu’nun ölüm tarihini torunu Mirim Çelebi’nin yazdığı Fars­ça bir dörtlükten öğreniyoruz. Buna göre, Ali Kuşçu, 16 Aralık 1474′te ölmüştür.

Mezarı, Eyüp Camisi Türbesi ci­varındadır.

Ali Kuşçu’nun önemi, o gelinceye kadar Osmanlı medreselerinde müs­pet bilimlere yeterince yer verilmemiş olmasıdır. Ali Kuşçu’nun İstanbul’a gelişiyle müspet bilimlere ilgi artmış matematik ve astronomi medreseler­de ders olarak okutulmaya başlanmış­tır.

öteki yapıtları arasında: Arapça Dilbilgisine ilişkin Unkudü’l Zevahir ile Arapça’nın sözdizimini inceleyen Unkudü’l Cevahir adlı kitapları sayıla­bilir. Ayın safhalarını açıklayan, Kir-man’dan Semerkant’a dönüşünde Uluğ Bey’e sunduğunu bildiğimiz Hail el -eşkal el – kamer adlı yapıtın hiçbir nüshası bulunmamıştır.

Ali Kuşçunun Eserleri

– Risale-i fi’l Hey’e (astronomi)
– Şerh-i Tici Uluğ Bey (astronomi)
– Risale-i fi’l Fethiye (astronomi, Risale-i fi’l Hey’e adlı eserinin Arapçasıdır)
-Risale fi’l Muhammediye (matematik, cebir ve hesap)
– Unkud-üz-Zevahir fi Man-ül-Cevahir (Günümüz Türkçesi: Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım)

Google'da ara
Ali Kuşçu hayatı eserleri ve matematiğe kazandırdıkları nelerdir
Arkadasinla paylas:
Facebook'ta paylas

Bir yorum yazabilir, sitenizden takip edebilir ya da RSS kaynagi ile yeni icerikleri takip edebilirsiniz.

(Bu habere yorum yaz...)

Lütfen aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurarak yorum gönderin...

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Maçlar hangi kanalda Mayıs 2014