Yeni Konular
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / Atmosfer ve İklim Nedir Çeşitleri Nelerdir

Atmosfer ve İklim Nedir Çeşitleri Nelerdir

19-05-2015_141933ŞEFFAF KÜRE: ATMOSFER

Canlılar dünyasına bakıldığında şeffaf bir küre içerisinde bulundukları görülür. Bu şeffaf küreye “atmosfer” denir ve bu küre yeryüzünü saran gazlardan oluşmaktadır. Yer çekimi sebebi ile de bu gazların uzaya kaçmadığı ve dağılmadığı görülebilir. Atmosfer aldığımız her nefesle ciğerlerimize girmekte olan ve bize hayat veren gazlardan oluşan bir şeffaf küre olarak da tanımlanabilir. Atmosferin olmaması kuşların uçamaması, yeryüzünde sıcaklık sebebi ile buharlaşan havanın uzaya kaçması ve tekrar yoğunlaşıp yeryüzüne düşmemesine neden olurdu. Bu durumda dünyada su kalmazdı.

Atmosferin 4 katmandan meydana geldiğini görüyoruz. Bunlar termosfer, mezosfer, stratosfer ve troposferdir.

a. Termosfer: Gazların hidrojen ve oksijen iyonlarına ayrıldığı katmandır. Burada kısa dalga boyuna sahip enerjinin absorbe edilmesine bağlı olarak sıcaklığın arttığı görülmektedir. Atmosferin en dış katmanıdır.

b. Mezosfer: Bu katman atmosferin en dıştan ikinci katmanıdır. Yıldız kayması olarak bildiğimiz ve gök taşlarının yani meteorların atmosferde yandığı ve parçalandığı katmandır.

c. Stratosfer: Dıştan üçüncü katman olan stratosfer, gazların yoğunluklarının azaldığı ve sıcaklığın bu katmanın üst kısımlarına doğru arttığı bir katman olarak karşımıza çıkar. Bu katmanda yer alan Ozon tabakası Güneş’ten gelen ultraviyole ışınları gibi zararlı ışınları tutmaktadır.

d. Troposfer: Atmosferin yeryüzüne en yakın olan ve içerisinde yaşadığımız katmandır. Atmosferde bulunan gazların %75’i bu katmanda yer alır. Bu sebeple de her türlü hava olayı bu katmanda gerçekleşmektedir. Deniz seviyesine göre bakacak olduğumuz zaman 16 km kalınlığa sahip olduğunu görebiliyoruz. Ancak kutuplarda 9 km’ye kadar düşen bir kalınlığa sahiptir. Yani Troposferin üst sınırını belirleyen unsur sıcaklık şartlarıdır.

HAVA DURUMU VE İKLİM

Hava durumu ve iklim günlük hayatımız üzerinde büyük etkiler yapmaktadır. Özellikle iklimin hem fiziki çevre hem de insanlar üzerinde etkili olduğunu görebiliriz. İklim, fiziki çevre üzerinde yeryüzü şekillerinin oluşumu, kayaçların çözülmesi, toprak oluşumu türü ve hareketleri, bitki örtüsü, akarsu debi ve rejimleri, hayvan türleri ve dağılımı ile denizlerin tuzluluk oranı üzerinde değişiklikler yapar.

İklimin insan üzerindeki etkilerine bakacak olduğumuzda ise giyecekleri, yeryüzüne dağılışları, yerleşimleri, kültürleri, karakterleri, fizyolojileri, beslenme alışkanlıkları ve ekonomik faaliyetleri üzerinde değişiklik yaptığı görülür. İnsanın ekonomik faaliyetlerinin tarım, turizm, ticaret, ormancılık, endüstri, hayvancılık ve ulaşım gibi konulardan hangisine dayanacağını da iklim şartları belirler.

İklim Elemanları

– İklimin Temel Elemanı: Sıcaklık

Genel olarak baktığımızda sıcaklık ile ısının her zaman birlikte kullanılan kavramlar olduğunu görürüz. Ancak bu ikisi birbirinden farklıdır. Isı bütün cisimlerde bulunan potansiyel enerjidir, sıcaklık ise bu enerjinin dışa yansıması olarak karşımıza çıkar. Sıcaklık termometre ile ölçülür ve derece Celcius ile ifade edilir.

Güneş sisteminde bulunan gök cisimlerinin sıcaklık ve ışık kaynağı Güneş’tir. Yerkürenin şekline ve yerel şartlara bağlı olarak sıcaklığın yeryüzünde farklı şekilde dağıldığı görülür. Bu sebeple de farklı sıcaklık değerleri ve sıcaklık kuşakları bulunmaktadır.

Yeryüzünde sıcaklık değerlerinin değişkenlik göstermesine neden olan etkenleri şu şekilde açıklayabiliriz:

1. Güneş ışınlarının geliş açısı: Güneş ışınları bir yere ne kadar dik açı ile gelirse buradaki sıcaklık da o kadar yüksek olacaktır. Ancak sadece dik gelmesi yeterli değildir. Dünya üzerinde farklı iki noktaya aynı anda dik olarak güneş ışınları gelse de bu yerler arasında farklı sıcaklıklar yaşanabilir. Bu durumun sebepleri ise yerkürenin şekli, yerküredeki eksen eğikliği ve yıllık harekete bağlı mevsim oluşması, dünyanın günlük hareketi, bakı ve eğim olarak karşımıza çıkar.

2. Güneşlenme süresi: Bir yerin gün içerisinde ne kadar süre Güneş’i gördüğüne yani gündüzlerin ne kadar uzun olduğuna bağlı olarak sıcaklık miktarının da daha fazla olduğu görülmektedir.

3. Yükselti: Sıcaklığın yükseltiye bağlı olarak azaldığını görebilmek mümkündür. Bu sebeple insanlar kışın ovalara inmekte yazın yaylalara çıkmaktadır.

4. Kara ve denizlerin dağılışı: Karalar daha çabuk ısınıp daha çabuk soğurken denizler daha yavaş ısınıp daha yavaş soğur. Bu da sıcaklıklarının farklılık göstermesine neden olur.

5. Nem: Denize yakın olan yerlerde hava nemin de etkisi ile sıcaklık daha bunaltıcı olurken, aynı sıcaklığa sahip yüksek ve denizden uzak olan yerlerde daha az bunaltıcı olur.

6. Okyanus Akıntıları: Gulf Stream (golfstrim) sıcak su akıntısının bulunduğu yerler çevresine göre daha sıcak ve nemli bir iklime sahiptir. Labrador soğuk su akıntısının bulunduğu yerler ise çevresine göre daha soğuk olur. Sıcak su akıntıları ekvatordan, soğuk su akıntıları ise kutuplardan gelir.

7. Rüzgarlar: Geldikleri bölgelerin sıcaklık ve nem gibi özelliklerini taşımaları bakımından rüzgarlar sıcaklık üzerinde büyük etkiler yapar.

8. Bitki Örtüsü: Geceleri aşırı soğumayı, gündüzleri de aşırı ısınmayı önleyen bitki örtüsü sıcaklık üzerinde doğrudan etkilidir.

– Basınç

Atmosferi oluşturan gazların yer çekimin de etkisi ile bir yere uyguladığı ağırlığa “atmosfer basıncı” denir. Çevresine göre yüksek değerlere sahip olan basınç alanlarına “yüksek basınç alanı”, alçak değerlere sahip olanlara ise “alçak basınç alanı” denir.

Yer çekimi, sıcaklık, yükselti ve Dünyanın günlük hareketi basıncı ve basıncın dağılışını etkileyen faktörler olduğundan Dünyanın her yerinde basıncın aynı olduğu söylenemez.

a. Sürekli Basınç Kuşakları:

1. Termik alçak basınç kuşağı: Ekvator ve çevresinde güneş ışınlarının dik ve dike yakın açılarla gelmesi yıl boyunca bu alanın sıcak olmasına yol açar. Buna bağlı olarak ısınan havanın genişleyip yükselmesiyle burada sürekli termik alçak basınç kuşağı bulunur.

2. Termik yüksek basınç kuşağı: Kutuplar ve çevresinde güneş ışınlarının dar açılarla gelmesi burada soğuk havanın hâkim olmasına sebep olur. Ayrıca burada soğuyan havanın ağırlaşıp alçalması ile sürekli termik yüksek basınç kuşağı oluşur.

3. Dinamik yüksek basınç merkezi: Dünyanın kendi etrafındaki dönüşünün rüzgârlarla üzerinde gerçekleştirdiği sapma etkisi sebebi ile 30 derece enlemleri üzerinde dinamik yüksek basınç merkezleri oluşur. Bu merkezin Kuzey yarım kürede yaz aylarında iken kuzeye, kış aylarındayken de güneye doğru genişlediği görülür.

4. Dinamik alçak basınç merkezi: 60 derece enlemlerinde karşılaşılan kutup rüzgârları ve batı rüzgârları Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşü sebebi ile birbirlerini yukarı doğru iter. Bu da hava kütlelerinin yükselmesine ve burada dinamik alçak basınç merkezlerinin oluşmasına neden olur.

– Rüzgârlar

Basıncı yüksek olan yerden alçak olan yere doğru havanın hareket etmesi ile rüzgârlar oluşur. Rüzgârın hızı anemometre ile km/sa ya da metre/sn olarak ölçülmektedir. Rüzgârın hızı engebeli alanlarda sürtünme ve çarpma sebebi ile daha az iken düz ve açık alanlarda daha fazla olur.

Rüzgârın hızı koriyolis kuvveti, basınç farkı, sürtünme ve basınç merkezleri arasındaki uzaklığa göre farklılık gösterir. Ayrıca yer şekillerinin uzanışı, Dünyanın günlük hareketi ve basınç merkezlerinin konumuna bağlı olarak da rüzgâr yönünde değişiklikler yaşanmaktadır.

Rüzgârın esme sıklığına bakacak olduğumuz zaman ise her yönden farklı sıklıkta estiği görülmektedir. Yıl içerisinde rüzgârın esme sayısına “rüzgâr frekansı”, bir bölgede belirli bir süre boyunca rüzgârın en sık estiği yöne de “hâkim rüzgâr yönü” denir. Rüzgârın esme sıklığı rüzgârgülü ile gösterilir.

Rüzgâr Çeşitleri

1. Sürekli Rüzgârlar:

– Alize Rüzgârları: 30 derece enlemlerinde bulunan dinamik yüksek basınç alanlarından Ekvatorda bulunan Termik basınç alanlarına doğru esen rüzgârlar olarak bilinirler.

– Batı Rüzgârları: 30 derece enlemlerinden 60 derece enlemlerine doğru esen rüzgârlar olarak bilinirler.

– Kutup Rüzgârları: Kuzey yarım kürede güneybatıdan, Güney yarım kürede kuzeybatıdan esen rüzgârlardır. Yönlerinin oldukça değişken olduğu bilinir.

2. Mevsimlik Rüzgârlar:

Yılın belli bir yarısında bir yönden diğer yarısında ise diğer yönden esen rüzgârlardır. 6 aylık dönemlerde değişiklikler gösterdiğinden “devirli rüzgârlar da denmektedir.

– Yaz Musonları: Yaz aylarında denizden karaya doğru esen rüzgârlardır. Bunlar kıyılarda bol yağış bırakırlar.

– Kış Musonları: Kış aylarında karadan denize doğru esen serin, zaman zaman soğuk ve kuru olan rüzgârlardır.

3. Yerel Rüzgârlar

– Meltemler: günlük basınç ve sıcaklık farkından meydana gelirler.

a. Deniz meltemi: Gündüzleri alçak basınç olan karaya, yüksek basınç olan denizden esen meltemlerdir.

b. Kara meltemi: Geceleri yüksek basınç olan karadan alçak basınç olan denize doğru esen meltemlerdir.

c. Vadi meltemi: Gündüzleri vadiden dağlara doğru esen rüzgârlara denir.

d. Dağ meltemi: Geceleri dağdan vadiye doğru esen rüzgarlardır.

– Sıcak Yerel Rüzgârlar

Etkiledikleri alanlarda sıcaklığı yükselten rüzgârlar olarak karşımıza çıkarlar.

a. Föhn (Fön) rüzgârları: Dağın bir yamacından aldığı nemli havayı yükselip yağışla birlikte kuru havaya döndükten sonra dağın diğer tarafına doğru taşıyan rüzgârlardır.

– Soğuk Yerel Rüzgârlar

Genelde kış aylarında etkili olan rüzgârlardır. Dağlık alanlardan ve soğuk enlemlerden kıyılara doğru esmektedirler.

4. Tropikal Rüzgârlar

Sıcak kuşakta daha çok okyanuslar üzerinde oluşmakta olan rüzgârlardır. Bazı yolları kullanarak karalara da ulaştıkları görülür. Asya denizleri ve Avustralya’nın Büyük Okyanus kıyılarında oluşanlara tufan, Hint okyanusunda oluşanlara Cyclone, Meksika körfezi kıyılarıyla Antil Adalarında oluşanlara hurricane adı verilir. Tropikal rüzgârlara benzemekle beraber daha dar alanlarda etkili olan rüzgârlara ise tornado (hortum) denmektedir.

NEM VE YAĞIŞ

Atmosferde bulunan su buharına nem adı verilmektedir. 1 metreküp hava içinde o anda bulunan nem miktarının gram olarak ifadesine “mutlak nem” denir. Havanın belli bir sıcaklıkta bulundurabileceği en yüksek nem miktarına ise “maksimum nem” denir. Havadaki mutlak nemin maksimum neme oranına da “bağıl nem” denmektedir.

Yoğuşma ve Ürünleri

– Bulut: Yerden yükselen havanın içerisinde bulunan nemin yoğuşması ile oluşmaktadırlar. Yüksekliklerine göre alçak, orta ve yüksek bulutlar olmak üzere üçe ayrılırlar. Yerden 3 km yükseklikte oluşan kalın, yoğun ve koyu renkli bulutlara “alçak bulut (Stratüs)”, 3 ile 6 km arasındaki yoğuşmalara bağlı olarak oluşan ve genelde beyaz renkli olan bulutlara “orta bulut (Kümülüs)”, 6 km’nin üzerindeki hava katmanlarının buz şeklinde yoğuşması ile oluşanlara ise “yüksek bulutlar (Sirüsler)” denmektedir.

– Sis: Deniz ve kara yüzeylerine yakın yerlerde bulunan bulutlardır. Dört farklı şekilde oluşması söz konusudur:

Bulutsuz gecelerde sıcaklığını büyük ölçüde kaybetmiş olan yer yüzeyine nemli havanın temasıyla oluşur.
Farklı sıcaklıklarda olan iki hava kütlesinin teması sırasında sıcak havanın daha soğuk bir yüzey üzerinde akması ya da soğuk havanın sıcak hava kütlesinin altına girmesiyle yer yüzeyine doğru sıcaklık kaybının meydana gelmesiyle oluşur.
Eğimli bir arazi üzerinde yükselen nemli havanın sıcaklığının düşmesi sebebiyle oluşur.
Soğuk hava kütlesinin daha sıcak olan su yüzeyinden geçmesi sonucunda olur.

– Çiy: İlkbahar ya da yaz mevsimlerinde sabahları cisimlerin üzerinde ve bitkilerin yaprakları üzerinde görülen su damlacıklarıdır. Bunlar geceleri havanın soğuması sebebi ile havada bulunan su buharının yoğunlaşmasıyla oluşmaktadır.

– Kırağı: Soğumanın şiddetli gerçekleştiği yerlerde havanın temas ettiği yerlerde oluşan buz kristalleridir.

– Kırç: Zeminin aşırı soğuması sebebi ile havadaki su buharının soğuyan zeminler üzerinde yoğuşarak buz halini almasıdır. Kırağıdan farklı olarak buz kristalleri tabakalar oluşturur.

Yağış türleri: Atmosferdeki yoğuşmanın ilk aşaması buluttur. Yoğuşmanın ilerlemesine bağlı olarak daha da büyüyen katı ve sıvı taneciklerin havada askıda kalmayıp yer çekimin de etkisi ile yere düşmesine “yağış” denir.

-Yağmur: Havanın soğuması ile bulutlarda bulunan çok küçük su taneciklerinin birleşip, boyutlarının büyümesi ve ağırlaşarak yeryüzüne düşmesidir.

– Kar: Havada bulunan su buharının 0 derecenin altında yoğuşması ile oluşan ince taneli kristallerin birleşip kar tanelerini meydana getirdiği görülür. Bunlar altıgen şeklinde olup hiçbiri birbirine değmeden yeryüzüne düşerler.

– Dolu: Dikey yönlü hava hareketlerinin çok güçlü olduğu bulutlardaki su damlacıkları 0 derecenin altında aniden donarak dolu dediğimiz iri buz tanelerini meydana getiri. İlkbahar ve yaz aylarında daha çok görülür.

Hava Kütleleri ve Cepheler

Atmosferin sıcaklık ve nem bakımından aynı özelliğini gösteren geniş parçalara hava kütlesi denir. Sıcak ve soğuk karakterli hava kütlelerinin genel atmosfer dolaşımı içerisinde zaman zaman karşı karşıya geldikleri alanlara ise cephe denmektedir. Cephelerin bol yağışlı alanlar olduklarını ve yeryüzündeki yağışların büyük bir bölümünün de cephe yağışları olduğu görülür.

– Oluşumlarına göre yağmur tipleri

Isınarak yükselen havanın soğumasıyla oluşan yağmurlara Yükselim (Konveksiyonel) Yağışları denir. Nemli hava parsellerinin bir dağ yamacı boyunca yükselmesine bağlı olarak oluşan yağışlara Yamaç (Orografik) Yağışları denmektedir. Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında oluşan yağmurlara ise Cephe (Frontal) Yağışları denmektedir.

DÜNYA’NIN İKLİM ZENGİNLİĞİ

Yeryüzünde sıcaklık, nem, yağış ve basıncın dağılışında farklılıklar bulunmasına bağlı olarak farklı iklim tiplerinin meydana geldiği görülür.

a. Ekvatoral İklim: 0 ve 10 derece enlemleri arasında görülen iklim türüdür. Yıllık sıcaklık ortalamasının 25 derecenin üstünde olduğu görülür. Yıllık ve günlük sıcaklık farkının en az olduğu iklim türüdür. Bitki örtüsü bütün yıl boyunca yeşil kalan sık ve uzun boylu ağaçlardan oluşan yağmur ormanları olarak karşımıza çıkar. Yağış rejiminin düzenli olduğu görülür.

b. Savan (Subtropikal) İklimi: Sıcaklık ortalamasının 20 derecenin üzerinde olduğu Sudan, Çad, Nijerya, Brezilya, Mali, Bolivya ve Peru gibi ülkelerde etkili olduğu görülür. Güneş ışınlarının dik geldiği dönemlerde yağışlı yılın geri kalanında kuraktır. Bitki örtüsünün yüksek boylu ot topluluklarından oluşan savan olduğu görülür.

c. Muson İklimi: Yıllık sıcaklık ortalamasının 15 ile 20 derece arasında olduğu Güney Hindistan, Güney Çin, Güneydoğu Asya, Mançurya ve Japonya’da görülür. Alçak enlemlerde sıcaklığın yüksek olduğu görülürken kuzeye doğru kışların daha sert geçtiği görülür. Yazların yağışlı kışların kurak geçtiği bir iklim hâkimdir. Kıyı kesimlerde kış mevsiminde kışın yaprağını döken ormanların, kuzeye doğru ise savanların bitki örtüsünü oluşturduğu görülür.

d. Akdeniz İklimi: Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde Şili’nin orta kesimlerinde, Kaliforniya çevresinde, Kap bölgesinde ve Avustralya’nın güneybatısında etkili olan iklimdir. Yıllık sıcaklık ortalamasının 15 ile 20 derece arasında olduğu görülür. Yaz ayları kurak, kış ayları yağışlıdır. Bitki örtüsü kızılçamlar ve bunların tahrip edilmesi ile oluşan makilerdir.

e. Okyanusal İklim: 30 ile 60 derece enlemleri arasında kıtaların batı kısımlarında görülen iklimdir. Yıllık ortalama sıcaklığın 15 derece olduğu ve yıllık sıcaklık farkının da 10 derece olduğu görülür. Her mevsim yağış olur. Bitki örtüsünün kışın yaprağını döken yayvan yapraklı ormanlar olduğu görülür.

f. Step İklimi: Ilıman ve sıcak kuşaklarda karaların iç kısımlarında görülür. Yıllık sıcaklık farkı 15 ile 30 derece arasında değişir. Yağışların büyük bir bölümü ilkbaharda gerçekleşirken yazları kurak geçer. Bitki örtüsü bozkırdır.

g. Karasal İklim: Genelde 30-65 derece enlemleri arasında karaların deniz etkisinden uzakta kalan yerlerinde gerçekleşir. Kışların çok soğuk ve uzun, yazların ise kısa ve sıcak geçtiği görülür. Doğal bitki örtüsünün iğne yapraklı ormanlar olduğu, yağışın azaldığı yerlerde ise bozkırların olduğu görülür.

h. Çöl İklimi: Dönenceler civarında, kıta içlerinde bulunan etrafı dağlarla çevrili yerlerde görülür. Yıllık ortalama sıcaklık 40 derece civarındadır. Çölde bitkiler cılız ve seyrektir. Bitki örtüsü bazı kurakçıl otlar ve kaktüslerdir.

ı. Kutup İklimi: kuzey kutbu çevresi, Grönland adasının iç kısımları ve Antartika’da etkili olduğu görülür. Sıcaklık tüm yıl 0 derecenin altındadır. Toprak buzlarla kaplı olduğundan bitki örtüsü bulunmaz.

i. Tundra İklimi: Kutup daireleri çevresinde bulunan karaların iç kısımlarında görülür. En sıcak ay ortalaması 10 dereceyi geçmez. Kışın sıcaklık -30 ile -40 dereceye kadar düşer. Bitki örtüsü yosun, ot ve cılız çalılıklardır.

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Estonya İnternet Çağı ve Gelişimi

Daha çok geçmişiyle tarihiyle savaşta barışta Estonya’ yı değil de 2000 yılında attıkları en radikal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.