Yeni Konular

Avatar filminin konusu Kuran’daki fil suresinden mi alınmıştır?

03-10-2015_132207Son günlerde bir söylenti ortaya çıktı.Avatar filminin konusu Kuran’daki fil suresinden alındığı iddiası.James Cameron’un olay filmi Avatar’ı izleyen Bugün gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren filmin konusuyla Kuran’ı Kerim’de anlatılan bir olayı birebir ilişkilendirdi .Avatar filmi ile fil suresi hakkında araştırma yaptı.İşte sonuçları:

Avatar filminin özeti ve fragmanı

Filmin hikâyesi 22. yüzyılda, Pandora adlı bir uyduda geçer. Bir gaz devinin yörüngesinde dönen Pandora, 3 metre uzunluğunda, mavi insansı görünümlü, kabile kültürünü benimsemiş, saldırıya uğramadıkları sürece barışçıl olan Na’vi halkına ev sahipliği yapmaktadır. Aymoli.com.İnsanlar, Pandora’nın havasını soluyamadıkları için, akıl bağlantısı aracılığıyla kontrol edilebilen insan ve Na’vi karışımı Avatarlar üretirler. Felç olan Deniz Piyadeleri mensubu Jake Sully (Sam Worthington), bir Avatar olarak Pandora’da yaşamaya gönüllü olur. Bir Na’vi prensesine aşık olan Sully, kendisini Pandora’yı gün geçtikçe tüketen insan ordusu ile Na’vi halkının arasındaki çatışmanın ortasında bulur.


Avatar (2009) Türkçe (Turkish) Dublaj Fragman -Trailer
Miladi 571, Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.)’in doğum yılıdır. Tarihlere “Fil vak’ası” diye geçen hadisenin Peygamberimiz’in doğduğu yıl gerçekleştiği rivayet edilir. Yemen Kralı Ebrehe, kendi hükümranlığına rakip bir merkez olabilir endişesiyle Kabe’yi yerle bir etmek üzere harekete geçer. Ordusunda, zamanın en güçlü savaş araçlarından olan filler vardır.

Mekke’nin yakınlarına kadar gelirler.

Mekke civarında otlamakta olan deve sürülerine el koyarlar.

Onlardan bir kısmı Peygamberimiz’in dedesi Abdülmuttalip’e aittir.

Abdülmuttalip, Ebrehe’nin çadırına gider ve develerini ister.

Ebrehe ona istihza ile bakar ve:

-Hem bu memleketin büyüğü olacaksın hem de şehri savunmayı bırakıp develerinin peşinde koşacaksın der.

Abdülmuttalip, Ebrehe’ye şu cevabı verir:

-Kabe’nin sahibi var, onu O korur. Ben ise develerimden sorumluyum.

Sonra Ebrehe ordusu şehrin üzerine yürür ve bu sırada, Kur’an’da Fil Suresi’nde anlatılan olay gerçekleşir:

“Görmedin mi Rabbin ne yaptı fil sahiplerine.

Boşa çıkarmadı mı onların kötü tasarılarını.

Onlara sürü sürü kuş gönderdi.

Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atarak,

Ve sonunda O, yenilmiş ekin yaprağına döndürdü onları…”

Kuşlar, ayaklarında taşıdıkları balçıktan pişirilmiş taşları Ebrehe’nin dev ordusu üzerine atar, Ebrehe ordusu, yenilmiş ekin yaprağına döner.

Bütün bunları neden anlatıyorum?

Avatar‘ı seyrettikten sonra, bunları hatırladığım için anlatıyorum.

Ülke Pandora.

Tabiatı tahrip edilmemiş bir dünya Pandora.

İnançlı ve mutlu bir halkı var. Naviler.

İnançlarının sembolize olduğu, kutsal ağaçları ve zikri andıran ritüelleri var.

“Gök insanları” dedikleri bizim dünyamızdan farklılıklarının farkındalar.

Ama Pandora’ya, süper bir güç, deyin ki “Beyaz Adamlar” göz dikiyor. Çünkü orada çok kıymetli bir maden bulunuyor. Maden tam da kutsal ağacın altında.

Beyaz Adamlar, Pandora’yı teslim almakta ve kutsal ağacın altındaki madene el koymakta kararlı.

Pandoralılar ise ülkelerini vermemekte kararlılar.

Sonunda Beyaz Adam’ın istila girişimi başlıyor.

Deyin ki İsrail Gazze’ye saldırıyor ya da Amerika Vietnam’a…

Filmde, Beyaz Adam’ın silah gücü, olabilecek en korkunç boyutta sergilenmiş.

Bu silah gücüne karşılık, Pandoralılar’ın oklarının hiçbir anlam taşımayacağından eminsiniz.

Bu bölümde, bilgisayar ortamında üretilmiş müthiş sahneler yer alıyor. Hele üç boyutlu seyrettiğinizde filmin içinde yaşıyorsunuz.

Savaşın seyrini tersine çeviren şey, Pandoralılar’ın sırtlarına binerek uçak gibi kullandığı kuşlar…

O kuşlarda kuşları aşan bir şey var.

Bir ayrı güç.

Film, bence bunun özenle altını çiziyor.

Filmin hikâyesi içinde olabilecek en güzel biçimde eritilerek, bu ilahi güce sık sık atıf yapılıyor.

Film hikâyesini yazanlar ya da yönetmen, “Fil vak’ası”nı biliyor muydu, “Ebabil”den haberdar mıydı bilmiyorum. Ama dev Ebrehe Ordusu ile çağın “Beyaz Adam”ının birbiriyle birebir örtüştüğü, kutsallıklara yapılan atıfların ve “Olağanüstü Kuşlar” temasının “Kabe” ve “Ebabil”i çağrıştırdığı çok net.

Avatar, kesinlikle moral mesajlar taşıyan bir film.

Ve Avatar, Kur’an’da geçen kıssaların manevi muhtevasının, çağımız insanına, olağanüstü güzellikte taşınabileceğini örnekleyen muhteşem bir sinema eseri.

Gerekli olan ne?

Kur’an’daki kıssalarla çağımız arasında ilişki kurabilecek bir zihin grafiği ve orada üretilenleri perdeye taşıyacak sanat performansı…

İnsan, James Cameron mu gelip bunları filme dönüştürsün diye sormaktan kendini alamıyor.www.aymoli.com. Ve her alanda olduğu gibi, sinema alanında da yetişmiş insanın ne kadar hayati önem taşıdığını düşünüyor.

Bugün gazetesinden alıntıdır.

   

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri!

2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri?   2016 yılına çok sancılı bir şekilde girilen, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir