Yeni Konular
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / Beşeri Yapı

Beşeri Yapı

BEŞERİ DOKULAR 

İnsanoğlu geçmişinden bugününe kadar hiçbir zaman elindeki ile yetinmeyen ve sürekli faaliyet içerisinde bulunan bir yapıya sahiptir. Hep daha iyisine sahip olma isteği birçok beşeri faaliyeti birlikte yürütmesine neden olmaktadır. İnsanların beşeri sistem içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Çoğalmak
Hayvanların etinden, sütünden, gücünden yararlanmak
Yollar, tüneller yapmak
İhtiyaç fazlası ürettiğini başkasına satmak
Tedavi olmak için hastaneler yapmak
Ulusal ve uluslararası organizasyonlar kurmak
Mesken yapıp kentler kurmak
Tarımsal faaliyetlerde bulunmak
Yaşamını kolaylaştırmak için buluşlar yapmak
Daha çok üretmek için atölyeler, fabrikalar kurmak
Çok çalışmak, çok yorulmak, tatil yapmak, dinlenmek

İnsanların beşeri faaliyetlerini yürütmek için beşeri coğrafyadan yararlanmak zorundadır. Coğrafya doğa ile insan arasındaki etkileşimi incelerken bu etkileşimde insanın çevreye yönelik faaliyetlerini incelemek de beşeri coğrafyanın alanına girer.

Beşeri coğrafyanın alt dallarına bakacak olursak karşımıza şunlar çıkar:

Beşeri Yapı

Tarım Coğrafyası
Ulaşım Coğrafyası
Turizm Coğrafyası
Enerji Coğrafyası
Siyasi Coğrafyası
Sağlık Coğrafyası
Sanayi Coğrafyası
Nüfus Coğrafyası
Yerleşme Coğrafyası

İLK YERLEŞMELER VE DEĞİŞİM

Yerleşmelerin Farklılaşması

İnsanların yerleşmeyi tercih ettikleri yerlerin zaman içerisinde değişiklik gösterdiğini görebilmek mümkündür. İlk insanlar barınak olarak kendilerine mağaraları ve ağaç kovuklarını tercih etmişlerdir. Bu dönemde insanlar çevrede bulunan yiyecek ve içeceklerle yaşamlarını sürdürmektedir. Ayrıca kaba cisimleri silah olarak kullanmışlardır ve hayvanları avlayıp geçimlerini sağlamıştır.

Yerleşik hayata geçen insanlar ise topraktan yararlanma faaliyetine geçmiştir. Bu dönemde insanlar evcilleştirdikleri hayvanları tarımsal faaliyetlerinde kullanmaktadır. Bu da tarımın yoğun olarak gerçekleştiği yerlerde yerleşim birimleri oluşturulmasına olanak sağlamıştır.

İnsanlar ihtiyacı olandan fazla üretim yapmaya başladıklarında ürettikleri bu fazla ürünleri birbirleriyle ya da tüccarlarla takas ederek başkalarına satıp ticaret faaliyetlerini başlatmıştır. Ticaret faaliyetlerinin yoğun olarak gerçekleştiği yerlerde ise ticaret şehirleri kurulmuştur. Denizaşırı ülkelere ulaşma isteği ile insanlar kıyı kesimlerde ulaşım yerleri ve limanlar kurmuş ve böylelikle liman kentlerinin ortaya çıkmıştır.

Dünyada nüfusun artması ile beraber irili ufaklı devletlerin ortaya çıktığı görülür. Bu devletler de kendi içinde bir yönetim merkezi oluşturarak idari kentleri meydana getirmişlerdir. İnsanların tarih sahnesinde yerini almasıyla birlikte din olgusunun da oluştuğu görülür. Bu da dinin yayıcısı olan peygamberlerin yaşadığı ya da dince kutsal sayılan yerlerde dini kentlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Demir, kömür gibi madenlerin bulunduğu yerlerde insanlar madenleri daha rahat çıkarmak için maden ocakları kurmuştur. Daha sonra buralarda maden işletme merkezleri oluşturduğu görülür. Bu merkezlerin kurulması bu alanlarda da nüfusun artmasına ve maden kentlerinin ortaya çıkmasına sebep olur.

Bilindiği gibi insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği aklıdır. İnsanlar akıl sayesinde buluşlar yapıp hayatını kolaylaştırır. İnsanlar yaptıkları buluşlarla sanayi devrimini gerçekleştirerek atölyeler ve fabrikalar kurmuşlardır. Bu da sanayi kentlerinin kurulmasına yol açmıştır.

Yoğun çalışma ortamının yorgunluğu ve stresinden kurtulmak isteyen insanlar yılın bir bölümü içerisinde dinlenmeyi ve yer değişikliği yapmayı ister. Bu da insanların turizme katılması anlamına gelir. Böylelikle turizm etkinliklerin yoğun olarak gerçekleştiği yerlerde turizm kentleri kurulmasına yol açmıştır.

Geçtiğimiz son yüzyıla baktığımız zaman ise bilgi ve iletişim hızında insanların akıl almaz hızda değişimler yaşadığı görülür. Sadece bilimsel çalışmaların yapıldığı yerlerde de günümüzde teknoloji kentleri olarak bilinen teknokent ya da bilişim kenti kurulması planlanmaktadır.

YERLEŞMEYİ SINIRLANDIRAN FAKTÖRLER

Dünyanın her yerinin yerleşim için uygun olmadığı görülür. Yerleşmeyi sınırlandıran etkenlere baktığımızda buzullarla kaplı alanlar, kıyılara çok uzak olan küçük adalar, dağlık alanlar, şiddetli kuraklık yaşanan yerleşim alanları gibi unsurlar karşımıza çıkar. Bunların yanı sıra denizler ve okyanuslar da yerleşmeyi sınırlandırmaktadır.

En Sınırdakiler

– En yüksekteki kent: La Paz: Orta kuşakta kentlerin mümkün olduğunca yüksek olmayan alanlarda kurulduğu görülürken Ekvatoral kuşakta aşırı sıcak ve nem sebebi ile oldukça yüksek yerlerde kurulduğu görülür. Bolivya’nın başkenti La Paz da bu yerlerden biridir.

– En soğuk kent: Ust Nera: Rusya Federasyonunda bulunan kentte sıcaklıkların sıklıkla -60, -70 derecelere düştüğü görülür. Buna rağmen zengin doğal gaz yatakları bulunması burada 10 bini aşkın bir nufusun bulunmasına yol açar.

– En kuzeydeki kent: Dikson: Sibirya’nın Tamir yarımadasının en batı ucunda yer alan bu kent Sovyetler Birliği döneminde askeri üs olması sebebi ile nüfusunun daha kalabalık olduğu görülür.

YERLEŞME DOKU VE TİPLERİ NEDEN FARKLILIK GÖSTERİR?

Dünya üzerinde birbirinden farklı özelliklere sahip birçok yerleşme tipi görülmektedir. Bu yerleşim birimlerinde görülen oluşum, görünüm, gelişim ve kuruluş yerinin özellikleri ile işlevleri arasındaki farklılık doğal, beşeri ve ekonomik faaliyetler nedeni ile yaşanmaktadır.

Yerleşme doku ve tiplerinin ortaya çıkmasında etkili olan faktörler su kaynakları, yer şekilleri ve iklim gibi özellikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlar insanların beşeri faaliyetleri olan tarım, hayvancılık ve turizm gibi faaliyetlerine uygun oluşlarına göre yerleşim birimi kurulması üzerinde etkilidir.

Yerleşim doku ve tiplerinin belirlenmesi konusunda en etkili faktör su olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanların yerleşim alanı seçerken ilk tercihi tarım açısından faydalı olması, dağların engebeli yollarından uzak olması, iklimlerin daha yumuşak olabilmesi bakımından suya yakın yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanlar doğal faktörlere göre beşeri faaliyetlerini gerçekleştirir. Bu sebeple su gibi doğal faktörlerle beşeri faktörlerin karşılıklı ilişkisinden ötürü insanların yerleşim alanlarında farklılıklar yaşanır.

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Estonya İnternet Çağı ve Gelişimi

Daha çok geçmişiyle tarihiyle savaşta barışta Estonya’ yı değil de 2000 yılında attıkları en radikal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.