Yeni Konular

Depresyon

depresyon

Depresyon tanımı, Depresyonun Ortaya Çıkma Sebepleri, Depresyonda Olduğumuzu Nasıl Anlarız, Depresyona Giren Kişilerin Yapmış Oldukları Davranışlar, İnsanların Depresyona Yakalanma Riski Nedir?

Depresyon

İnsanın zaman zaman yorgun, bitkin, halsiz veya isteksiz olması durumu kişiyi üzüntüye sevk edebilir. Üzüntü tıpkı sevinç, şaşkınlık, heyecan ve diğer duygular gibi normal insanın sahip olduğu duygulardandır. Fakat üzüntünün sebepsiz yere oluşması ve bu duygunun etkisini uzun süre devam ettirmesi olağan dışıdır. Bu durumda depresyon olarak adlandırılır. Depresyon duygu, düşünce ve hatta davranışları etkileyebilir. Kontrol altına alınmadığı ve tedavi edilmediği durumlarda aylarca, yıllarca veya bir ömür boyu varlığını sürdürebilir.

Depresyonun Ortaya Çıkma Sebepleri

Bazı kişilerde depresyonun ortaya çıkması için bir sebep yoktur ve aniden ortaya çıkar.
Bazı kişilerde yaşamı boyunca oluşan stres sonucu aniden ortaya çıkar.
Bazen de tek bir atak geçirerek ortaya çıkar ve ömür boyu devam eder.
Bazen ara ara tekrarlayarak kendini hissettiren atak şeklinde ortaya çıkabilir.
Bazen oluşan semptomların fazla olmasına bağlı olarak kişinin davranışlarını etkileyip hastayı iş yapamaz duruma getirebilir.
Bazılarının iş yapamaz durumda olmamasına rağmen sürekli mutsuz olduklarını hissettikleri görülebilir.

2016-04-13_142735Depresyonda Olduğumuzu Nasıl Anlarız?

Depresyonda olduğumuzun birçok göstergesi olabilir. Aşağıda belirtmiş olduğumuz durumlardan bazıları aynı anda sizde de açıkça gözlemlenebiliyorsa depresyonda olabilirsiniz.

Kendini üzüntülü, değersiz, işe yaramaz, umutsuz, çaresiz ve içinde anlamsız bir boşluk varmış gibi hissedilmesi.
Karar vermede güçlük çekme, konsantre olmakta güçlük yaşama ve bellek bozukluğu.
Daha önceleri zevk alınarak yapılan iş ya da aktivitelerden zevk alamama durumu.
Bulunduğu sosyal çevredeki insanlarla sorunlar yaşamaya başlama.
İnsanlardan uzak kalma ve yalnızlık isteği oluşması.
Enerjisi tükenmiş gibi hissedip olaylar karşısında çabuk aşırı öfke.
Uyuyamama, erken uyanma, sebepsiz uyanma gibi çeşitli uyku bozuklukları.
Yemek yeme bozuklukları yaşama.
Nedensiz baş, boyun ağrıları gibi rahatsızlıklar.
Kendini yatıştırmak için alkol almaya başlama, kullanılan alkolü arttırma ya da yatıştırıcı ve sakinleştirici ilaçlar kullanma arzusu.
Son zamanlarda intihara meyletme intiharı düşünme daha ileriye giderek intihar girişiminde bulunma yaşamdan nefret etme ve kendi ölümünü düşünme.

Depresyon teşhisinin konulması için bunların hepsinin bir anda bulunması gerekmez. Bir kaç tanesinin bir anda bulunması da depresyon için yeterlidir. Bu sayılan şikâyetleri yaşıyorsanız yapmanız gereken en yakın kliniğe başvurmak. Eğer bu kriterlerin hepsini ya da çoğunluğunu taşıyorsanız bu depresyonun daha ağır olduğunu gösterir. En sık görülen belirtiler arasında uyku bozuklukları ve aşırı yemek yeme bulunur.

Depresyona Giren Kişilerin Yapmış Oldukları Davranışlar2016-04-13_142804

Depresyon ciddi önemli ve dikkate alınması gereken bir hastalıktır. Kendi haline bırakılırsa zamanla düzelebilir fakat sıklıkla bunun aksine uzun süre devam eder ve gittikçe ağırlaşabilir. Aşırı depresyon halinde bulunan bir kişi iş yapamaz hale gelir ve bu kişinin depresyona olan meyli artar hatta intihar girişiminde bile bulunur. Uyku bozukluğu ise bir hastalık değil bir kaç hastalığın ortak belirtilerinden biri. Uyku problemi yaşayan bir kişi sorunu kendi yöntemleriyle veya kulaktan dolma bilgilerle çözmek yerine hastaneye giderek birinci elden sağlam kaynaktan sebebini öğrenip ona göre hareket etmelidir. Ülkemizde maalesef depresyonla ilgili yeterince bilgi sahibi değiliz. İnsanımız ruhsal sorunlarını bedensel sorunları gibi görmedikleri için doktora başvurmazlar. Hatta ülkemizde psikiyatriste sadece akli dengesi yerinde olmayan veya akli dengesi zarar görmüş kişilerin başvurduğu yanlış ve aşılması gereken bir duvardır. İnsan vücudu ruh ve bedenden oluşmuştur yani iki parçadan meydana gelir. Bu iki parçadan meydana gelen mekanizmanın en verimli şekilde çalışması için ikisinin de sağlıklı bir şekilde uyum içinde çalışması şarttır. Aksi halde herhangi biri çok sağlıklı olsa bile diğeri hasta olduğu için bu mekanizma uygun çalışamaz ve çeşitli aksaklıklar meydana gelir. Ayrıca depresyonda olan kişilerin ilgi alaka ve sevgiye ihtiyaçları vardır en azından onlar öyle düşünürler ve kendi başlarına psikiyatriste başvurmazlar. Bu gibi durumlarda depresyonda olan kişinin eş, dost veya akrabaları onlara yön göstererek onları gerekli yerlere yönlendirmelidirler. Böylece depresyonda olan kişi de bir nebze olsun kendisiyle ilgilenildiğini görür ve bu onun için bir moral kaynağıdır. Bilinenin aksine sürekli intihardan bahseden kişilerin intihar etmediği yanlış bir bilgidir. Kişilerin depresyona girmesinde etkiye sahip değiliz fakat onlara doğru yolu gösterip yardımcı olmak elimizde.

2016-04-13_142921İnsanların Depresyona Yakalanma Riski Nedir?

Normal şartlarda herhangi bir kişinin depresyona yakalanma riski aslında çok fazla değildir bu oran %10 civarındadır. Kadınlara bakıldığında bu oranın arttığı oranın %25 civarında olduğu gözlemlenebilmektedir. Hemen hemen dünya üzerindeki tüm topluluklarda kadınların erkeklere oranla depresyona girme riskinin iki kat fazla olduğu bilinmektedir. Hamilelik döneminde ve doğum sonrası dönemlerde bu oran biraz daha artmaktadır. Bunun sebebi tam olarak saptanamamış olmakla beraber hormonlarla ilgili olduğu varsayımı yapılır. Sürekli bedensel bozuklukları olan kişilerde de bu oran fazlalaşmaktadır. Depresyon hastalarının %50 sinin yaş aralığı 25 ile 50 arasında değişirken çocuk ve yaşlılar da depresyon riski taşırlar. Sosyal çevre ekonomik düzey kültür gibi etkenlerle depresyona yakalanma arasında bir bağ yoktur. Buna karşın akrabasında depresyon geçirmiş bir kişinin depresyon geçirme ihtimali daha yüksektir.

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Nöroterapi Nedir? Nasıl Uygulanır?

Nöroterapi Nedir? Nasıl Uygulanır?

Nöroterapi Nedir? Nasıl Uygulanır? Nöroterapi Nedir? Nöroterapi, özellikle stresli olup iş yoğunluğundan bunun farkında bile …