Yeni Konular
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / Hasan Sabbah ve Fedailerine Dair – Haşhaşiler

Hasan Sabbah ve Fedailerine Dair – Haşhaşiler

7c2ce53a9bf05079211bab9726d60800Suriye iç savaşı gündemimizde oldukça yer edinmektedir. Son zamanlarda Işid denilen organizasyon ise bu savaşın neredeyse en etkili aktörlerinden biridir. Haklarında terör örgütü, unsur ve oluşum denilen bu gibi yapılanmalar aslında o kadar da yeni değildir. Bulunduğumuz coğrafya olan Ortadoğu terörist organizasyonların kökeni kabul edilen Haşhaşiler’in de anavatanıdır.

Hasan Sabbah tarafından kurulan bu organizasyon birçok kültürel alanda ilham kaynağı olmuştur. Günümüzde bilimsel araştırmalar dışında Vladimir Bartol’un yazdığı ”Fedailer’in Kalesi : Alamut” ve Amin Malouf’un eseri olan ”Semerkand” bu dönemi birbirinden farklı olarak çok iyi bir şekilde resmetmektedir.

Yugoslav bir yazar olan Bartol’a göre Hasan Sabbah, rubaileriyle ünlü gökbilimcisi, matematikçi ve şair olan Ömer Hayyam ile Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri olan Nizamülmülk sınıf arkadaşıdır. Hasan Sabbah ve Nizamülmülk’ün ihtirasları birbirlerine girmelerine neden olur. Sarayda sultanın saygınlığını kazanan Sabbah, Nizamülmülk tarafından gözden düşürülerek saraydan kovulur.

Lübnan asıllı Fransız yazar olan Malouf’a göre ise yaşadıkları döneme yön veren bu üç insanın sınıf arkadaşı olmaları imkansızdır. Ömer Hayyam doğduğu zaman 30 yaşında olan Nizamülmülk böyle bir durumun olamayacağının en büyük kanıtıdır der yazar. Hikayenin işleyişi benzer bir şekilde olur Malouf’ta da.

Gözden düşen Sabbah, intikam yeminleriyle bağlı olduğu İsmailiye Mezhebi için Kartal Yuvası olarak da bilinen Alamut Kalesi’ni hileyle ele geçirir. Ömer Hayyam’ın rubailerinde de bahsettiği dünyevi zevklerden ilham alan Sabbah, ölümden korkmayan askerler yetiştirebilmek için müritlerine cenneti göstermeyi vaat eder. Hasan Sabbah İslam Peygamberi olan Hz. Muhammed’in cenneti müjdelemesiyle kendisine fazla mürit bulduğunu iddia ederek, bu durumun bir adım ötesine geçerek kalenin içinde gizli sefa köşkleri yaptırır. Müritlerini afyon ve haşhaş ile uyutarak bu köşklere götürür. Bilinçleri bulanık olan müritleri de gerçekten cennette olduklarına inanır. Efendilerine itaat edip onun uğruna öldükleri zaman cennete gideceklerine inanırlar.

Bu sayede Hasan Sabbah ölümden korkmayan bir ordu yetiştirerek bölgeye korku salmaya başlar. İlk terörist organizasyon olarak kabul edilen Haşhaşiler başta Selçuklu olmak üzere bütün hükümdarlara nüfuz etmeye başlar. Nizamülmülk’ü öldürerek intikamını alan Sabbah bununla da yetinmez tüm Selçuklu’yu etkisi altına alır.

Bartol’a göre Hasan Sabbah kendi emelleri için İsmailiye Tarikatı‘nı kullanan bir agnostik iken Malouf’ta durum öyle değildir. Hasan Sabbah hakikati arayan bir derviştir ve İsmailiye tarikatına nüfuz kazandırmak için bu yolu seçmiştir. Bartol Hasan Sabbah’ı tarikatın üstünde betimlerken Malouf tarikatın neferi olarak resmetmektedir.

Oldukça güçlenen tarikat Sabbah’ın ölümünden sonra dağılmaya başlar ve 13.yüzyılda yaşanan Moğol İstilası sırasında kale barutla havaya uçurulur.

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Estonya İnternet Çağı ve Gelişimi

Daha çok geçmişiyle tarihiyle savaşta barışta Estonya’ yı değil de 2000 yılında attıkları en radikal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.