Yeni Konular

İşçiler Ve İşverenler Arasındaki İlişki

0d06c0e33431c64f64bb3eb6ad3a5ac4İş var olduğu zamandan itibaren süregelen bir işi yapan ve işi yaptıran ilişkisi vardır. Bu belkide fi tarihine kadar uzanır ama bizim değineceğimiz konu bu ilişkinin nasıl olması gerektiğidir.

Öcelikle bir işçi ve iş veren arasındaki en büyük sorunlardan biri karşılıklı empati sorunudur. Bu sorunu derinlemesine irdeleyip çözemedikten sonra başka sorunlar da doğması gayet muhtemeldir. Bunu biraz açalım:

1-İşçinin düşündüğü:

a-İşçiler genellikle patronlarının işe çok karışmadığını düşünür ve onları ilgisiz olmakla suçlarlar. Tabi ki muazzam bir filmi izleyen bizler gibi perde arkasında dönen onca emeğin onlarda farkında değillerdir.

b-Pek tabi bu durumun tersi de mümkündür işçi, işverinin sürekli ensesinde olduğundan yakınabilir bu durum onun işinin aksamasına veya verimsizliğe neden olabilir.

c-Bir şeyi yanlış yapmaktan korkmak işçilerin her birinde kıyıda köşede bulunan korkulardan biridir. Bu durumun işverenle arasını bozacağını ve hatta işini kaybedeceğini düşünebilir. Haliyle bu durum da verimsizliğe neden olur. Çünkü İşçi yaptığı hiç bir işten emin olamaz ve bunu iki kere, üç kere, beş kere dönüp dönüp kontrol etmek ihtiyacı duyar. Zamanın kullanımı ve alınan verim doğru orantılı olduğu için matematiği yapabilirsiniz diye düşünüyorum.

2-İşverenin düşündüğü:

a-İşverenler genellikle işlerinin geleceğiyle daha çok alakadardırlar. Bu durum onların halihazırdaki  işçilerini gözardı etmelerine sebep olabilir. Çünkü işçi gelip geçici olabilir ama sahip oldukları pozisyon onlara aittir ve öyle kalmalıdır.

b-İşverenin kaygıları oldukça fazladır. Az önce yukarıda bahsettiğim gibi bir filmin kamera arkası gibidir işverenler. Her kaynağı onlar sağlamak zorundadırlar sorumluluk kocaman olunca korkulan bir öcü haline dönüşebiliyordur.

c-İşçilerin her hatası işverenin müşterisi önüne çıkana kadar yok edilmelidir. Hiç bir iz kalmamalıdır ve iş mükemmel olmalıdır. Bu yüzden işverenlerin bazıları işi yapanı bir türlü rahat bırakmaz ve sürekli işi nasıl yapması gerektiği hakkında telkinlerde bulunabilir. Bunu işçisini aşağılama amacı güderek yapmaz. Ama sizin de bildiğiniz gibi o işverendir ve ipler onun elindedir. Ortam biraz gerilse bile işçi yanlış anlayabilir ve yine işini yapamaz verimi düşer.

     Peki ne yapmalı da bu iki ucu bir noktada birleştirmeli?

Cevaplar hiç bir zaman sorular kadar kolay olmazlar. Burada da öyledir öncelikle bir işverenseniz şayet en büyük rol size düşüyor aslında. Aslında belkide tek rol size düşüyor. Şöyle ki; eğer sizler filmimizin perde arkası iseniz onlarda bu filmin başrolleri, oyuncuları veya figüranlarıdır. Şunun farkına varalım ikisi de birbirinden ayrı birer hiçtir. Ama işveren işçilerine bunu hissettirmez de gidip ”’Bu filmi baştan sona ben çekiyorum arkadaş!” derse. Bu işçilerinin verimini düşürecektir.

Şunları denemelerini şiddetle tavsiye ediyorum:

İşçilerine kendilerini önemli hissettirmeliler.Bunu ayın elemanı seçip ona ödül vererek değil de herkese dönük bir toplantıda arada aracı olmadan direk işçilerine hitap ederek yapmalılar. İşçi işverenin bir öcü olmadığını ve onun da yanlarında olduğunu hissederse kendine güveni artacak ve alınan verimde gözle görülür bir değişim söz konusu olacaktır.

İşçi işvereni gözünde büyütmemeli ama kendi sınırını da bilmeli ve işini layığıyla yapmalıdır. Bunu işvereninden korkarak yapamayacğı konusunda hemfikiriz sanırım.

İşçileriniz için her ay bir gün belirleyip o gün toplantı ayarlayın. Onlardan gelen şikayetleri de dinleyip işlerinizi buna göre düzenleyiniz; çünkü yapılan işi yapan kişi sizinle konuşuyor. Onlara kulak vererek onların özel hissetmelerini kolayca sağlayabilirsiniz. Hem bu sayede işyerinizde yanlış giden şeylerden daha kolay haberdar olabilirsiniz.

Anlayışlı olun. Her ne kadar işlerin ilerlemesi gerekiyor olsa da sonuçta karşınızdakilerin de birer birey olduğunu unutmayınız. Onlara her zaman birer arkadaşmışcasına davranın.

Bunları yapın ve değişimi gözlemleyin. Yapmasanız bile aklınızın bir köşesinde bulunsun çünkü işçiler ve işverenler arasındaki problemleri çözebilmek için bunlara ihtiyacınız olabilir.

   

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

YABANCI DİL ÖĞRENME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

YABANCI DİL ÖĞRENME YÖNTEMLERİ NELERDİR? Günümüzde, yabancı dili isteyerek öğrenmekten çok zorunda olduğumuzdan öğrenmekteyizdir. Bu …

7 yorumlar

  1. Woah! I’m really digging the template/theme of this site.
    It’s simple, yet effective. A lot of times it’s tough to get that “perfect balance” between user friendliness and visual appearance.
    I must say you’ve done a fantastic job with this.
    Additionally, the blog loads extremely quick for me on Safari.
    Outstanding Blog!

  2. Keep this going please, great job!

  3. Truly when someone doesn’t be aware of after that its up to
    other viewers that they will help, so here it takes place.

  4. What’s up it’s me, I am also visiting this site on a regular basis, this site is actually
    pleasant and the visitors are really sharing pleasant thoughts.

  5. I savour, cause I discovered exactly what I used
    to be taking a look for. You have ended my 4
    day long hunt! God Bless you man. Have a nice day. Bye

  6. When someone writes an piece of writing he/she maintains the thought of a user in his/her brain that how a user
    can know it. So that’s why this piece of writing is outstdanding.
    Thanks!

  7. Marvelous, what a blog it is! This webpage presents helpful information to us, keep it up.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir