Yeni Konular

Prensesin uykusu filmi çekimleri Kanarya’da yapılıyor

Issız adam, Babam ve oğlum ve Karanlıktakiler filmlerinin ünlü yönetmeni Çağan Irmak, nisanda başladığı ‘Prensesin Uykusu’ adlı filmin çekimlerine Küçükçekmece,Kanarya mahallesinde başladı.Başrollerini Genco Erkal ve Sevinç Erbulak’ın oynayacağı filmin konusu varoşlarda geçen çağdaş bir Pamuk Prenses uyarlaması şeklinde geçiyor.

Çağan Irmak, yeni komedi filminin çekimlerine Kanarya’da başladı. Oyuncu kadrosunda Genco Erkal, Sevinç Erbulak, Çağlar Çorumlu, Ayşe Nil Şamlıoğlu gibi isimlerin yer alacağı Çağan Irmak filmi Prensesin Uykusu ‘nun çekimleri Nisan ayında başladı

Çağdaş bir ?Pamuk Prenses? uyarlaması olacak filmde Polyanna, Deli Dumrul gibi karakterlerden de alıntılar olacak.İstanbul?un hiç çekim yapılmayan yerlerinde çekim yapacağını anlatan Çağan Irmak, şimdilik filmle ilgili en iddialı lafın bu olabileceğini söyledi.Bunların hepsinin günümüzde ve şehrin daha varoşa yakın yerlerinde geçtiğini düşünerek çekmeye başladık diye konuştu.

Bu filmin bir komedi tiplemesi olduğunuda söyleyerek.’Erkek kahraman bir Yeşilçam yönetmeni. Bir sürü yan karakterin kaderinin birbirini tetikleyen olaylar sonucunda değişmesi. Şimdiye kadar yaptığım galiba en güler yüzlü ve komediye yakın film bu olacak, öyle görünüyor. Aslında hiçbir filmim tam anlamıyla mutlu sonla bitmiyor. Çok ümitsizlikle biten filmler de seyrettim ama ben sanırım o kadar ümidimi yitirmedim” diye konuşmasına ekledi.

‘Prensesin Uykusu’nun oyuncu kadrosu ise başarılı tiyatroculardan oluşuyor. Genco Erkal, Sevinç Erbulak, Çağlar Çorumlu, Ayşe Nil Şamlıoğlu ve Alican Yücesoy’nun rol alacağı filmde Işıl Yücesoy da konuk oyuncu olarak yer alacak. İstanbul’un hiç çekim yapılmayan yerlerinde çekim yapmak istediğini belirten ÇağanIrmak, “Küçükçekmece ve Yeşilköy gibi yerlerde çekimler yapılacak. Şimdilik en iddialı lafınız ne olacak derseniz; İstanbul’un sinemada pek görmediğiniz yerlerini göreceksiniz diyebilirim” dedi.

Çağan Irmak filmlerinin seyirci rakamlarına bakıldığında ilginç bir veri çıkıyor ortaya. Az seyredilen ‘Mustafa Hakkındaki Her Şey’den sonra 4 milyon sınırlarını zorlayan ‘Babam ve Oğlum’ bombası geldi. Ardından çektiği ‘Ulak’, yaklaşık 600 bin seyirci çekti ama hem beklenti hem de maliyet yüksek olduğu için başarısız sayıldı.

Peşi sıra gelen ‘Issız Adam’ kısa sürede fenomene dönüştü ve 3 milyon seyirciyi aştı. Yaklaşık 150 bin seyirci çeken ‘Karanlıktakiler’den sonra şimdi yine bir Çağan Irmak bombası mı gelecek?

Hikâye üslubu belirliyor

“Belki ben biraz fazla kabuğuma çekiliyorum ve o süre boyunca daha popüler bir filmi besliyorum” diyor Çağan Irmak ve ekliyor: “Bir yerde benimle ilgili ‘Ustalık yolunda daha zamanı var’ diye yazmışlar. Bu benim için yazılabilecek en güzel şeylerden biri. Ben ustalığa nokta koysaydım zaten bu işi yapmazdım. Sinema bir arayış, ölene kadar usta olmayayım sorun değil. Bir de sanırım ‘Üslup mu hikâyeyi, hikâye mi üslubu geliştirir?’ sorusu galiba bende hikâyeye göre üslup yönünde. Hikâye üslubu belirlerse o zaman hem sizin için yeni bir şey hem de hikâye için yeni bir şey olur bu. Hep aynı filmi çeken biri olmak acı bir şey.”

Çağan Irmak, Erdem Akakçe’ye Nürnberg’te en iyi erkek oyuncu ödülü getiren ‘Karanlıktakiler’in festivaldeki gösteriminde, özellikle Alman seyircilerden bol övgü aldı. Hatta bir seyirci filmden Bergman filmlerinin duygusunu aldığını söyledi.

Türkiye’de pek seyirci çekmese de ‘Karanlıktakiler’in zamanla yerine oturacağına, doğru bir şekilde okunacağına inandığını söyleyen Çağan Irmak, önümüzdeki ay İstanbul Film Festivali’nde yarışacak filmin yeni çıkan DVD’sine bonus olarak Mustafa Dok’un Altın Portakal’da ikinci olan ‘Köy’ adlı kısa filmini Ethem Özgüven’in bir belgeselini koymuş. “Hem bize hem de onlara yararlı bir şey oldu” diyor Çağan Irmak, “Keşke bütün Türk filmlerinin arkasına böyle kısa filmler, belgeseller eklense, harika olur.” Olmaz mı?

‘Sorumluluk’ sahibi yönetmen

Çağan Irmak, Cumhuriyet değerlerine sıkı sıkıya bağlı İzmir Seferihisarlı bir ailenin çocuğu olarak sosyal sorumluluk projelerinden de geri kalmıyor. Son dönemde üç ayrı sosyal sorumluluk projesine imza attı. Biri TOÇEV’in (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Vakfı) gıda yardımıyla ilgili bir projeydi, onlara bir tanıtım filmi çekti.

Bir de ‘Baba Beni Okula Gönder’ kampanyası için bir reklam filmi yapmış. “O kadar fazla kız çocuğu okutuyorlar ki, inanamazsın” diyor ve aynı kampanya için hayata geçirilen bir başka projeden bahsediyor: “Acaba Türk sineması nasıl bir katkıda bulunabilir diye benden bir şey rica ettiler. Ben de ‘Seçici ben olmasam, siz seçseniz, 10 yönetmen, 5’er kız çocuğu fotoğrafı çekerseler ve bunlar bir sergide yüksek fiyatlarla satılır, geliri de kampanyaya bağışlanır’ dedim.

Onları çok heyecanlandırdı bu fikir ve 10 yönetmen arkadaşımız da hemen kabul ettiler. Belki de devam eder, gelecek sene bir 10 yönetmen daha olur.”

   

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri!

2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri?   2016 yılına çok sancılı bir şekilde girilen, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir