Yeni Konular
Anasayfa / Smsler - Mesajlar - Sözler - Genel Yazılar / Spamız Olmadı Ama Sıpaya Bindik

Spamız Olmadı Ama Sıpaya Bindik

52d105c0c88145e2adbbf693b8729b09

Babam devlet memuru bir zattı. Dolayısıyla zevkinden geri kalmazdı. Bizim Diyarbakır’ın kaplıcaları ( Çermik) meşhurdu. Bizi her yaz denizimiz olmadığından bir aylılığına, ismini aldığı Çermik ilçemize yatılı götürürdü. Annem beni ve kardeşlerimi sabahın ezanında alır kaplıcaya götürür o kaynar sularda derimiz soyulasıya dek bağırta bağırta yıkardı. Zamanla büyüdük a- kıllandık bu kez büyük hamam ve küçük hamam diye adlandırılan havuzlu spamlara atardık kendimizi. Yüzmeyi dahi orada öğrendim diyebilirim. Çermik’ de sade kaplıcaya gitmez, orada “Göz” dediğimiz herkesin kolay kolay cesaret edemediği gölete gider kayalıklardan aşağı gölete Tarzanvari dalar, yüzerdik korkmadan. Göletin etrafı cevizlikti ( ceviz ağaçlarına hayran olduğumdan bahçemede şu an iki ceviz ağacı diktim ve de meyvesini yemekteyim, size de tavsiye ederim,tabii müteahhitler size boş arsa bıraktıysa.) Benim gibi haşarı çocuklar taş atarak cevizleri yerden düşürürdük. Ceviz çaldığımızı kınalı ellerimizden anlamak mümkündü. “ Ceviz oynamaya “değil yemeye giderdik hep… Çermik, sade bu tatlı hatıralardan ibaret değildi elbet. Bizim otel sahibinin, biz müşterilerine karakaçanıyla özel getirttiği şaşal suyunu kayalıklardan akan serin suyun nereden aktığını görmek için, beni eşeğine bindirir ardı sıra ise sıpası arkamıza takılırdı. Haylazlığımız bununla da sınırlı kalmazdı elbet. Sahipsiz sandığımız eşeklere, sıpalara yular takar sırtına binerdik. Eşekten çok düştüğümü anımsarım. Çermik ilçemiz tam bir tatil köyüydü bizim için. Oranın kendine özgü doğal sakızı, meddah BaveAlo’su,yazlık sinemaları ( bazen üç film birden) ‘nı şimdiki anlattığınız lüks otellerdeki spamlara değişmem doğrusu. Ben tam anlamıyla 78 kuşağından ve de Doğu’nun Paris’ inden geldiğinden çocukluğumu doya doya tam manasıyla doğal ortamlarda geçirdim. Sade anneannemin ve de dedemin tam üç köyü vardı. Babamın Muş’taki köyünde ise kağnı arabasına binmiş keyif çatmış adamım. Yaz tatillerim köylerde geçer, tarlada karasaban sürer omuzuma aldığımız tüfekle eniştem beni üveyik ve keklik avına götürürdü. Diyarbakır karpuzu ile ünlü olduğundan güvercin gübresi ile kırk kiloluk karpuz yetiştirirdik. Sebze bostanmızda haftada bir kez köydeki teyzemle sebze koparmaya giderdi( Şimdilerde şehir hayatına mahkum edilen teyzemler bir dilim ekmeğe muhtaçlar.) Peki ya benim çocuklarım? Maalesef kapitalizm ve de devlet faşizmi köylerimizi yaktı,yıktı. Benim akrabalarımı şehir hayatına mahkum etti. Şimdilerde çoğu işsiz güçsüz. Betonlaştırılmış köylerse artık hiçbir işe yaramıyor,üretmiyor. Çocuklarımız eşeğe bineceği yerde akülü arabalara biniyor, tahtadan at yapacağı yerde doğada elli milyon yıl yok olmayan plastik oyuncaklarla avutuyor kendini. Dolayısıyla doğal ortamı bozuyoruz. Bazı şovmenler programlarında buna kıkır kıkır gülüyor, ardı sıra atmosferi kirleten 4×4 jeeplere biniyorlar. Bugün çocuklarımız parklara mahkum edilmiş, toprak kokusundan mahrumlar.Bırakınız toprağın nasıl işlendiğini dahi bilmiyorlar.Bizim dönemimizde “Tarım” dersi görürdük en azından. Benim rengarenk güvercinlerim olurdu, mavi göklere uçururdum onları. Zamanla gökte uçan, çoğalan uçaklar güvercinlerimi de rahatsız etmeye başladı. Bugün maalesef çocuklarımız güvercini bile bilmeyecek durumdalar. Kapitalizm her yeri betonlaştırdı, plastikleştirdi. İnekler, tavuklar çiftlikte yetişmekte gitgide köy olgusu ortadan kalkmış olacak. Hazırcı ve tüketimci bir toplum isteniliyordu o da oluşturuldu. Bugün her şeyimizi artık yüzünü dahi görmediğimiz hayvansal ürünlerimizi hipermarketten almak durumundayız ve bu beni dolayısıyla rahatsız ediyor. Çocuklarımız bir dometesin bile nasıl yetiştiğini bilmiyor. Benim bahçemin kümesinde yetiştirdiğim tavuklar yumurtlayınca küçük kızım şaşırıp; “baba bu yumurta neresinden çıktı?” diyebiliyorsa sözün bittiği yerdir. Çocuklarımı bilmem ama ben, çocukken yaşadıklarımdan dolayı asla pişman değilim. Olmayacağım da. Dolayısıyla lüks daire içersinde bulunan sıpamız olmadı ama çocukken üstüne binecek sıpamız oldu çok şükür. Ya olmasaydı maazallah?

Saygılarımla Metin İmer / İzmir

(Çocukluğumuzda bozulmamış bir doğa ve anılarımız üzerine bir biyografi…)

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Charlie Chaplin Ünlü Sözleri

Charlie Chaplin Ünlü Sözleri

Charlie Chaplin Ünlü Sözleri Charles Spencer yani “Charlie” Chaplin çok kişilikli çok yeteneli bir kişiliğe …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.