Yeni Konular
Anasayfa / Kültür ve sanat / Türk Ve İslam Dünyası Edebiyatında Dinin Etkileri

Türk Ve İslam Dünyası Edebiyatında Dinin Etkileri

da25d15119d742d14b43566f7fc90c02Son zamanlarda aklıma sıkça takılan bir soruydu bu. Açıkçası biraz fikrim de vardı lakin araştırma yapmamıştım bu konuda. Geçen gün raflarda kitap incelerken, önemli bir yayın evinin yayımlamış olduğu komplo teorileriyle ilgili bir kitaba rastladım. İndirimde olması nedeniyle hemen satın alıp daha yoldayken okumaya başladım.

 

Yazarımız İspanyol asıllı, ABD’de yaşayan bir akademisyen. Hemen hemen 500 yıllık bir dönemi kapsayan araştırmalar yapmış, özellikle Fransız Krallığı, Fransız ihtilali ve tabi ki Hristiyanlık üzerinde ilerlemiş. Birinci Dünya Savaşı da dahil 350 sayfalık kitapta tek bir yerde Türk kelimesi geçiyor. O da Türk Veziri gibi harem kurmak gibi bir benzetmede. Bol bol Dünya Edebiyatından ve Edebiyatın komplolar üzerindeki etki ve öneminden dem vurmuş. O an neden Edebiyatımızın Dünyada yankı uyandırmadığını, fazla yer bulamama nedenlerini araştırmaya karar verdim. Öyle ya M.S. 700’lü yıllarda yazılmış Orhun Abidelerimiz vardı. 11’inci yüzyılda Kutadgu Bilig Yusuf Has Hacib tarafından Karahan Türkçesiyle yazılmıştı, ilk sözlüğümüz yine aynı yüzyılda Kaşgarlı Mahmud tarafından Divânü Lügati’t-Türk  adıyla kaleme alınmıştı. Fakat İslamiyetin etkisi görülmeye başlamış, Arapça dilimize hakim olmuştu. Sonra Farsça da devreye girecek ve Edebiyat üst tabaka insanların iştigali olarak yaşayacaktı. Anadolu direniyordu. Yunus Emreler, Karacoğlanlar vardı elbet. Ama parayı veren düdüğü çalar misali Mevlana gibi varlıklı zatlarla saray ve saraya yakın kimseler ile ulema tayfası elinde şekillenecekti Osmanlı Edebiyatı.

 

Çinlilerin 500’lerin sonunda matbaayı bulmaları neticesinde önce Japonlar sonra da Uygur Türkleri bu teknoloji kullanmışlardı. İnsan sormadan edemiyor, matbaa Orta Asya’dan  Avrupa’ya nasıl atladı. Bizim öve öve yerlere göklere sığdıramadığımız Selçukluları ve Osmanlıları nasıl teğet geçti? Yine 4’üncü yüzyılda Mısırda kumaş üzerine ağaç kalıplarla baskılar yapılmaktaydı. 9 ve 10’uncu yüzyıllarda tekrar Mısırda şiir kitapları basıldığını bilmekteyiz. 15’inci yüzyılda önce Hollanda ardından tüm Avrupa matbaayla haşır neşir olmuştu. Çok kısa süre sonra İspanyol göçmeni bir aile İstanbul’a matbaayı getirmiş lakin bu çalışmaların ömrü kısa olmuştu. İslamın Osmanlı matbuatı üzerinde negatif etkisi olduğu kanısı yaygındır fakat gerçek tam olarak böyle değildir. Düşünsenize okur yazar oranı çok çok düşük bir toplumdan bahsediyoruz. Yani basılacak kitabı satın alıp okuyacak kişi bir hayli az. Ayrıca hattatlık çok yaygın bir sanat hatta zanaat. Uzun lafın kısası matbaa Osmanlılarda 1700’lerin başında faaliyete geçirilebilmiş. Ve hala okur yazar sayısı çok az, kitap basım adedi buna paralel olarak Avrupa’nın neredeyse elli binde biridir. Evet yanlış duymadınız. Hatta Avrupa’nın 1800’lerin başında ki basım ve tirajlarına bu gün bile ülkemizde hala ulaşamamıştır. Dinin çok az da olsa etkisi olmakla beraber asıl sebep Osmanlıyı yöneten üst tabakanın halkın aydınlanmasını istememeleri olarak algılayabiliriz. Çünkü dini konulara özellikle Kuran-ı Kerimin basılmasına engel Padişah ve Şeyhülislam fetvaları mevcut. Bu arada Avrupalılar hem ticari olarak hem de İslam dünyasına nüfuz edebilmek için çok miktarda Arapça alfabeyle Türkçe kitaplar basmışlardır.

 

Peki Arap dünyasında durum ne alemdeydi derseniz, cahiliye dönemi diye de adlandırılan İslam öncesi dönemde şiir pek makbuldü. Mısırda bu şiirlerin kumaş üzerine basıldığını yukarıda belirtmiştik. Peygamberimizin de şairlerle arasının iyi olduğu, dinsel nitelikli şiirlerin Kuran-ı Kerimin ahenkli okunuşunun da etkisiyle revaçta olduğu bazı kaynaklarda geçmektedir. Emeviler döneminde Arap şiiri gündelik hayata ilişkin konulara da yansımış, Abbasiler döneminde şairler zenginler tarafından el üstünde tutulmaya başlamış, korunur, kollanır olmuşlardı. Bu dönemde Bağdat kültür ve sanat merkezi olma yolunda bir hayli ilerlemişti. Hatta Arapçanın yazım kuralları belirlenmiş, Yunancadan çeviriler yapılarak medeniyetler arasında ilişkiler kurulma aşamasına gelinmişti. Tabi bunlar hep saray ve varlıklı insanlar arasında gelişiyordu. Binli yılların başında Suriye’de başlayan saray şiirini yerme, toplumsal kaygılar ve acılar üzerine yazma, iman yerine aklı savunan, cennet-cehennemi eleştiren yeni bir akım gelişti. Türk Tasavvuf şiiri de bu dönemde doğdu. Hoşgörü ve inanç özgürlüğünü savunan şairler halifelerce cezalandırıldılar hatta öldürüldüler.

 

Yazımızın en başında belirttiğimiz komplo teorileri kitabında da benzer konulara Avrupa ve Amerika açısından değinilmiş, dine, kraliyete, erke karşı bol miktarda eser basıldığı, ancak halk tarafından bu eserlere bir hayli rağbet gösterilmesi nedeniyle o birkaç yüzyılın İslam coğrafyasına nazaran daha kanlı geçtiğini, buna rağmen sonunda önce Rönesans sonra da Reform hareketine ulaştıklarını görebiliyoruz. Özgürlükçü 1789 devrimi bile yüz binlerce can almıştır.

 

Oku ayetiyle başlayan bir kitabın dininin aydınlanmaya karşı olduğunu söylemek şüphesiz abesle iştigal etmek olur. Ama Hz. Muhammed’den sonra özellikle Emevi ve Abbasiler devrinde hatta Osmanlılarda sarayın, yöneticilerin ve zengin tabakanın halkın cahil kalmasını sağladıkları apaçık görülmektedir. Bilakis Sünni olmayan ve Fars ve Türk dillerini kullanan İran ve Azerbaycan toplumunun Edebiyatla ilişkileri İslam sonrası her dönemde fevkalade yüksek olmuştur. Kendine has edebiyat kültürünün yine kendi içinde kalarak dünyaya ulaşmama sebebi bizce Hristiyanlığın İslama karşı duruşundandır. Mezhepçiliğin ve okur-yazar azlığının da Edebiyatın halka inmemesi hususunda etkili olduğu bilinmelidir.

 

Fazla isimlere takılmadan, çok rakam vermeden, bir komplo teorileri kitabında Türk ve Arap edebiyatının bahsi geçmemesinden yola çıkarak sizleri bu konuda aydınlatmaya çalıştık. Umarım tatmin edici bilgiler verebilmişizdir.

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Herkesin Okuması Gereken 7 Klasik Kitap

Herkesin Okuması Gereken 7 Klasik Kitap Herkesin okuması gereken 7 klasik kitap denildiğinde birçok kişinin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.