Yeni Konular
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / Ülkemiz ve Avrupa’da Eğitim Sistemi

Ülkemiz ve Avrupa’da Eğitim Sistemi

c19c46cebdde9ab5077ef1e788ce9a8f Ülkemiz öğrenci, veli ve eğitimcilerinin dilinden düşmeyen bir konu hakkında yazıyorum bugün. Eğitim sistemimiz… Eğitim sistemimiz çok eleştirilip çok yanlış bulunur genelde halk arasında. Biz ise onu bugün kanıtları ile görecek doğrusunu yanlışını, diğer özelliklerini başka ülkelerin sistemlerini de göz önünde bulundurarak karşılaştıracağız.

Ülkemiz sistemine göre her vatandaşımız için 12 yıl zorunlu eğitim vardır. Bu zorunlu eğitimin sonunda öğrenciler ilk diplomasını alır. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite safhalarından oluşan eğitim yolunda ilkokullar ve ortaokullar mesleki eğitim vermeye çalışır…

 Bu tanımlamalardan sonra şimdi biraz daha sayısal veri ağırlıklı olacak şekilde diğer ülkeleri de işin içine katalım. Zorunlu öğretimin 8 yıldan 12 yıla çıkarılmasına tepki gösterenler olsa da diğer ülkelere bakacak olursak İngiltere’de de zorunlu eğitim 11 yıl. Ancak bu sayı Japonya için 9 yıla inmekte. Yani zorunlu eğitimin fazla ve az olduğu ülkeler var 8-12 yıl arasında bir değerin yaygın olduğunu görmekteyiz. Yani sistemimiz için bu rakam pek kötü de değil.

Eğitim Seviyesi
Eğitim Seviyesi

Türkiye gibi çoğu ülke de sadece anadilinde eğitime müsaade etse de başka dillere izin veren ülkeler mutlaka var. Özellikle kendi dili pek yaygınlaşmamış sömürge ülkeler. Yani eğitimin sadece Türkçe yapılması çok haklı bir karar.

 Şimdi yavaş yavaş biraz daha tartışılan konulara geliyoruz. Sıradaki konu eğitime başlama yaşı. Her ülkede eğitim, okulöncesi eğitim ile başlar. Türkiye’de bu yaşın geçtiğimiz yıllarda indirilmesi çok tartışılsa da şu bilgilere bakın derim. Almanya’da 3 yaşındaki bir çocuk okul öncesi eğitim kurumlarına yazdırılabiliyor. Aynı durum için İngiltere’deki yaş ise sadece 4,5 bizim ülkemizde. 5 yaşın altına çekilmesi tartışılan sistem dünyanın gelişmiş ülkelerinde uygulanıyor ve hiçbir sıkıntı çıkmıyor. Ülkemizde de bu yaşın altlara çekilmiş olması diğer ülkeler (eğitimde öncü olan ülkeler) baz alındığında iyi bir karar olarak görünüyor.

Şimdiki konumuz zorunlu eğitim yaşı. Bu konu üstünde çok durmayacağım bizde 7-18 yaş zorunlu iken Avrupa’da 5-16 yaş zorunludur. Bu yaşlar birbirine yakındır ve dünya genelinde de aşırı bir sapma görmek mümkün değildir.

Sınıf mevcuduna gelince ise ülkemizde sınıf mevcudu için liseye kadar bir sınır yokken Avrupa ülkelerinin çoğunda üst sınır 1. sınıftan itibaren 30 dur. Yani Türkiye’de de bir sınır getirilmesi gerekli gibi görünüyor.

Öğrenci değerlendirmesi ülkemizde 3. sınıftan itibaren okul içi yazılı yoklama sınav ve performans notları ile yapılmakta iken, Avrupa’da 2-4 yıl arası süren 4 farklı kademenin sonunda yapılmaktadır. Bunu yapan ülkelerinin eğitimde çok önde olduğunu düşünürsek bizim sistemimiz yanlış gibi görünmekte. Çünkü ülkemizde çoğu şey önünüze gelen yazılı yoklama kâğıtları ile değişiyor. O kâğıtlar adeta hayatınızı belirliyor ki bu da çok yanlış bir durum. Aynı zamanda kademe sonları haricinde yapılan yetenek sınavları da ülkemizde olmamaktadır.

  Yüksek öğretime geçiyoruz. Avrupa’da bu eğitimin amacı kültürel zenginlik oluşturmak, ekonomik kalkınacak düşünce akımında insanlar yetiştirmek, bilimsel düşünceleri ilerletmek olarak vurgulanır. Ülkemizde ise bu öğretimin amacı yurda lazım olan dallar öncelikli olmak üzere insan gücü ihtiyacını karşılayacak inanlar yetiştirmek, ülkesel sorunları çözecek insanlar yetiştirmek, ülkeyi ileri taşıyacak fikirleri devlet ile iş birliği ile hayata geçirmek olarak vurgulanır. Bunlar teorik tanımlardır ve buradaki tüm amaçlamalar güzeldir. Ancak Avrupa’da bu amaçlamaları verecek üstün kalite onlarca üniversite bulunurken Türkiye’nin en iyi devlet üniversitesi dünyada 56. sıradadır. Dolayısı ile 2 güzel amacı daha iyi üniversiteye sahip olan avrupa bizden daha iyi vermektedir. Belki bizim amaçlarımız daha güzel ancak üniversitelerimiz bu amaçları kusursuz sentezlemeye yetmeyebiliyor.

Türkiye’de öğretmen olmak Avrupa’ya göre daha kolaydır çünkü ülkemizde öğretmenlik için eğitim + formasyon gerekmekte, Avrupa’da ise sadece eğitim bazı ülkeler için yeterli olmakta. Ülkemizin daha nitelikli öğretmenler yetiştirmeye elverişli olduğunu söyleyebiliriz.

Sonuç olarak bu karşılaştırmaları toparlayacak olursak ülkemiz ve Avrupa kültürü çok farklıdır. Bu fark eğitim sistemine de yansır. Ülkemizdeki eğitim sistemi zorunlu eğitim boyunca vatandaşlarına fazlaca konu öğretmeyi, yüksek öğretimde ise uygulamasını öğretmeyi amaçlar. Avrupa ise zorunlu eğitim sürecinde bize göre çok daha az konu öğretir ama uygulama öğretmeye önce başlar. Zorunlu eğitim sonunda onlar uygulama yı az konuda yapabilse de ülkemiz insanı çok bilip uygulama yapamamaktadır. Yükseköğretim amaçları çakışan 2 sistem de yükseköğretim amaçlarını kâğıt üzerinde iyi belirlemişlerdir. Bu amaçların sentezi üniversiteye bağlıdır.

 Yani ülkemizin Avrupa sistemine göre üstün yanları olmasına karşın acilen değiştirilmesi gereken birçok eksik ve yanlış yönü de bulunmaktadır…

 

 

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Estonya İnternet Çağı ve Gelişimi

Daha çok geçmişiyle tarihiyle savaşta barışta Estonya’ yı değil de 2000 yılında attıkları en radikal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.