Yeni Konular
   
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / Genel - Faydalı ve İlginç Bilgiler / YABANCI DİL ÖĞRENME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

YABANCI DİL ÖĞRENME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

YABANCI DİL ÖĞRENME YÖNTEMLERİ NELERDİR?
YABANCI DİL ÖĞRENME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

YABANCI DİL ÖĞRENME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Günümüzde, yabancı dili isteyerek öğrenmekten çok zorunda olduğumuzdan öğrenmekteyizdir. Bu yüzden de dil öğrenmek gerçekten zor görülür. Aslında zor görülen yeni bir dil öğrenmek değildir. Zor görülen dil öğrenirken uyguladığımız yöntemdir. Öğrenme sistemimizi değiştirerek, zorunda olduğumuz ve istemeyerek öğrenmeye çalıştığımız yeni bir dili zevkli, kolay öğrenilebilecek bir hale getirebiliriz. Dil öğrenmeden zevk almaya başladığımızda, daha hızlı ve daha kolay öğrenmeye başlayacağız ve yeni diller serüvenine de katılmak isteyeceğizdir. Olması gereken sadece sevmek mi? Tabi ki de hayır. Severek öğrenmek ile sadece o dilin mantığını kafamıza yerleştirmiş oluruz. Oysaki bizi yabancı dil öğrenmek ile zorunlu tutan iş yerlerimiz, öğrenmiş olduğumuz yabancı dili uygulamamızı ister. Yabancı dili günlük hayatta uygulayabilmemiz için sadece o dilin mantığını, gramer yapısını anlamamız yetersizdir. Bunların yanında o dilde pratik yapmamız gerekmektedir.

Kendi ana dilimiz dışında herhangi yabancı bir dilin mantığını kavrayıp onu günlük hayatta uyguladığımızda yani kendi ana dilimize yakın konuşmaya başladığımızda inanın ki diğer bir dili öğrenmek ya da konuşmak çok kolay olacaktır. Çünkü kendi dilimiz dışında başka bir dili kendi dilimize yakın bir şekilde öğrenmek demek, artık o öğrenmiş olduğumuz yeni dilde düşünebiliyoruz demektir. Eğer konuşurken öğrenmiş olduğumuz dilde düşünmezsek o dili kullanamıyoruz demektir. Öğrenmiş olduğumuz yeni bir dili konuşmak istiyorsak kendi ana dilimizi konuşma esnasında unutmamız lazımdır. Konuşma esnasında kendi ana dilimizi unutmadığımız takdirde sadece kendi dilimizden o dile çevirme yapmış oluruz ve akıcı bir şekilde konuşamayız. Dili öğrenmeye başladığımız zaman o dilde düşünerek konuşmak son derece zordur. Ancak O dilin mantığını anladığımız zaman o dilde düşünerek konuşmaya başlayabiliriz. Bunun için de acele etmemeliyiz.

Dilleri işletim sistemlerine benzetebiliriz. Bir bilgisayar ya da telefon gibi aletler bir işletim sistemi olmadan çalışmazlar yani ne yapacaklarını bilmezler. Onlara ne yapmasını söyleyen işletim sistemleridir. Telefon ile bilgisayarı birbirine bağladığımızda tabiri caizse birbirleri ile konuştukları ortak bir dil var ve o dil ile haberleşiyorlar. Bu birbirleri ile konuşmasını sağlayan işletim sistemleridir. Bence her dil bir işletim sistemidir. Şu anda beynimizde ana dilimiz olan işletim sistemi var ve bu işletim sistemi sayesinde düşünebiliyoruz ve insanlarla iletişim kurabiliyoruz. Ama bazı insanlarla ortak bir dilimiz olmadığı için tam manasıyla haberleşemiyoruz. Bu haberleşmeyi sağlamamız için tabiri caizse beynimize eski işletim sistemini kullanarak yeni bir işletim sistemi kurup eski işletim sisteminden bağımsız çalıştırmalıyız. İkisini bağımlı çalıştırdığımız zaman yani kendi dilimizden diğer dile çevirme yaptığımız zaman sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bir dili diğer bir dile çoğu zaman tam olarak çeviremeyiz. Bu yüzden sorunlar çıkmaktadır ve bir dili konuşurken kendi dilimizi unutmalıyız.

Yabancı dil öğrenme yöntemlerine gelelim. Herkes kendi ana dilini çok iyi biliyor ve o dilde adeta dans ediyor. Yani arada geçen kelimelerin mecaz manalarıyla kastedildiğini bildiğimiz halde ona gerçek mana yükleyip şakalar, espriler yapıyoruz. Bu bizim o dilde uzmanlaştığımız anlamına gelir. Peki, bu uzmanlaşmış olduğumuz dili nasıl öğrendik? Tabi ki de Cevap oldukça basit. Herkes ana dilini annesinden, babasından, yakın çevresinden öğrendi. Peki, sadece duyarak nasıl öğreniyor insan. Aslında sadece duyarak öğrenmiyoruz. Duyarak, görerek, hissederek, tadarak desek daha güzel bir tabir olur. Örneğin bir çocuk yeni yeni konuşmaya başlıyor diyelim. Biz çocuğa kırmızıyı öğretmek istiyoruz. Kırmızıyı çocuğum yanında telaffuz etsek ama kırmızıyı göstermezsek ya da onu hissetmezse sadece o kelimeye kulak aşinası olur. Yani çocuk o kelimeye tam anlamıyla bir mana yükleyemez. Ama kırmızıyı göstersek veya eline kırmızı bir madde versek onu hissederek, görerek öğrense asla unutmayacaktır ve daha hızlı öğrenecektir. Biz de yeni dildeki kelimeleri beş duyu organımızla hissederek, bütün dikkatimizi o kelimeye vererek inanın ki çok daha hızlı öğreniriz. Elimize bir kocaman kelimeler yazılı liste alıp teker teker tekrar ederek ezberleme yapmamalıyız. Çünkü bu şekilde yaptığımızda o kelimeleri hissetmeden ezberliyoruz. Yani o kelimeyi sadece telaffuzunu ezberliyoruz. Size simdi limon desem ağzınızın suyu akmaya başlar. Ama lemon dediğimde büyük ihtimalle ağzınızın suyu akmaz. Çünkü bu kelimeyi ezberlerken hissetmemişizdir. Tek yapmamız gereken ezberlediğimiz kelimeyi hissetmekle ezberlemektir.

Dilini öğrenmekte olduğumuz ülkeye giderek orada o dili öğrenmek ile kendi ülkenizde o yeni dili öğrenmek arasında dağlarca fark vardır. Tahmin ettiğiniz üzere öğrenmeye çalıştığınız dilin kullanıldığı ülkeye giderek daha hızlı, kolay ve eğlenceli bir şekilde öğreniriz. Yeni dili öğrenmek için mutlaka konuşmak yani günlük hayatla dili bağdaştırmak gereklidir. Bunun için de çoğu zaman dili kullanmak gerekir. Kendi ülkenizde bunu yapmak oldukça zordur. Çünkü karşınızdaki insanlar sizin öğrenmekte olduğunuz dili bilmiyor olabilirler ya da karşınızdaki o dili bilse bile ne kadar konuşabilirsiniz ki? Kendi ülkenizden yani aynı ana dili konuştuğunuz biri ile yeni öğrendiğiniz dili konuşuyor olduğunuzu düşünelim. Konuşurken söylemek istediğiniz cümlede bilmediğiniz bir kelime var diyelim. Ne yaparsınız? Yok hayır. Sözlüğü açıp bakmazsınız. Çünkü karsınızdaki insanla ortak bir yönünüz var. Kendi ana dilinizde ondan yardım istersiniz ve tekrar kendi ana dilinize dönersiniz. Hatırlarsanız yukarıda yeni bir dil konuşurken kendi ana dilinizi unutun demiştik. Ama bu gibi durumlarda tekrar ana dilinizi konuşmaya başlıyorsunuz. Çünkü karşınızdakine meramınızı o yeni dil ile anlatmak zorunda değilsiniz. Ama yeni öğrendiğiniz dili ana dili olarak konuşan biri ile o dilde konuşmak zorundasınız. Bu yüzden kelime bilmeme gibi durumlarda sözlüğe bakmalısınız ya da karşınızdaki insandan o yeni dilde yardım istemelisiniz. Bu şekilde o dilde yardım istediğimizde karşımızdaki kişinin söylediği kelimeyi asla unutmayacağız. Çünkü biraz da olsa o anda heyecanlandık ve karşımızdaki insana odaklandık, sadece onun söyleyeceği kelimeyi bekliyoruz yani duygularımızı harekete geçirdik ve en iyi ve en etkili öğrenme yöntemi o öğreneceğimiz şeye gönül vermekten geçer. Yeni bir öğrenmek zor gibi görünse de onu eğlenceli hale getirdiğimizde o kadar da zor gibi görünmez. Kısacası, yeni bir dili öğrenmede en önemli etken duyguları işin içine katmaktır.

Kısaca üstünden geçersek yabancı dil ve en çok öğrenmek istenen İngilizce için neler yapabiliriz…

 

İngilizce ve Yabancı Dil Öğrenmenin En Kolay Yolları

Günümüzde İngilizce ve yabancı dil bilmenin önemi bir hayli artmış bulunmaktadır. İşte bu yazımda en kolay şekilde tekrardan özet olarak size nasıl İngilizce veya yabancı dil öğrenebiliriz bundan bahsetmek istiyorum.

 

İngilizce şarkılar dinleyin.

Pek önem verilmese de İngilizce öğrenmede çok etkili bir yöntemdir. Karaoke yaparak hem yeni kelimeler öğrenebilir hem de kelimelerin nasıl telaffuz edildiği öğrenilebilir. Bilinmeyen kelimelerin anlamlarına bakmak da size artı olarak dönecektir.

Yabancı insanlarla tanışın.

Telefonlarda, bilgisayarlarda insanlarla tanışabileceğiniz uygulamalar mevcuttur. Bu uygulamalardan yükleyip insanlarla mesajlaşabilirsiniz. İlk başlarda çeviriden yararlanıp zorlanacağınız doğrudur. Sonrasında ise artık çeviriye ihtiyaç duymadan iletişim kurabileceksiniz.

Film- dizi izleyin.

Orijinalinde izlemek ilk başlarda mümkün olmayacaktır. Alt yazı ile başlayıp orijinaline geçebilirsiniz. Bu yöntem size insanların iletişimlerini, aksanlarını öğretecektir. Telaffuz artı kelime öğrenmeye birebir yöntemdir.

Alıştırmalar yapın.

Öğrendiğiniz bilgileri gün içerisinde kullanmaya çalışın. Çevrenizde İngilizce bilen biriyle diyalog kurabilirsiniz.  İleriki hayatınızda işe yarayacak sohbetler yapabilirsiniz. Bir yön tarifi, lokanta da yemek siparişi örnek verilebilir.

Kelimelerden cümle kurun.

Her gün öğrendiğiniz 4-5 kelimeyi cümle içerisinde kullanabilirsiniz. Böylelikle cümle nasıl kurulur bilgisine sahip olabilirsiniz.

Kitap okuyun.

İngilizce kitaplar sayesinde yeni kelimeler öğrenir, o kelimenin nasıl okunduğu hakkında bilgi sahibi olursunuz. Cümlelerin nasıl kurulduğuna dikkat etmeyi unutmayın.

En önemlisi ise çaba gösterin. Şunu aklınızdan çıkarmayın emek vermeden elde edilecek bir şey yoktur. Çabalayın, pes etmeyin.

Sadece kelime öğrenmek veya gramer bilmek yeterli değildir. Öğrendiğiniz kelimeleri, kurduğunuz cümleleri telaffuz etmeye çalışın.  Unutmayın ki sözcükleri telaffuz edemediğiniz sürece sağlıklı bir iletişim kurulamayacaktır.

Facebook Yorumlar

   

Hakkında admin

admin

Buna Baktın mı?

Red Kit Çizgi Filmi (İnceleme) Ters Bakış

Red Kit Çizgi Filmi (İnceleme) Ters Bakış

Bir zamanların fenomen çizgi filmlerinden Red Kit diğer adıyla Lucky Luke hayranlıkla izlediğimiz ve karizması …

Bir Yorum

  1. Ag&;1dr#821eebest one … Agreed–best one yet. Thank you for these. Truly appreciate that you’re out here doing such good work for a bunch of sleepless strangers. Cheers! Was this answer helpful?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir