Yeni Konular

Yahya Kemal Beyatlı hayatı eserleri şiirleri

04-10-2015_140804Yahya Kemal Beyatlının Babası icra memuru İbrahim Na­ci Bey, annesi Leskofçalı Galip Bey’in yeğeni Nakiye Hanım. Şairin asıl adı Ahmet Agâh’tır.Üsküp’te Mektebi Edep adlı özel bir okulda ilköğrenime başladı. Ortaöğ­renimini Üsküp ve 1902’de geldiği İs­tanbul Vefa İdadîsi’nde tamamladık­tan sonra, Fransızca öğrenmek için Paris’e gitti; bir yıl Meaux Koleji’nde yatılı okudu; sonra orada tanıştığı Jön Türklerin etkisiyle Siyasal Bilimler Okulu’na girdi. Fakat edebiyata duyduğu ilgi yüzünden öğrenimini tamamlayamadı, kendini şiire ve sanata verdi.

1912’de İstanbul’a dö­nerek Darüşşafaka Lisesi’nde tarih ve edebiyat, Medrese tül Vaizi?nde uy­garlık tarihi ve İslâm uygarlığı (1914) Darülfünun?da batı ve Türk edebiya­tı, uygarlık tarihi dersleri vermeğe başladı (1915). Öğrencisi Mustafa Ni­hat Özön’ün Dergâh adlı dergisinde. Şiirler, edebiyat üzerine makaleler ya­yımladı. 1922’de Lozan Barış Konfe­ransına giden heyete danışman ola­rak katıldı. 1923’te Urfa milletvekili olarak Meclis’e girdi. 1925’te Türkiye-Suriye sınırının saptanması için Fransızlarla yapılan görüşmelere ka­tıldı. 1926’dan 1931’e kadar Varşova ve Madrid elçiliklerinde bulundu. 1931’de Yozgat, 1935 ve 1939’da Te­kirdağ, 1943’te İstanbul milletvekili olarak Meclis’e girdi. 1948’de Pakis­tan büyükelçiliğine atandı ve 1949’da emekliye ayrıldı. Yahya Kemal hiç evlenmedi; son yıllarını İstanbul’da Park Otel’de geçirdi.

 

Ölümünden sonra

 

Ölümünden sonra adına Yahya Ke­mal’i Sevenler Derneği ve Yahya Ke­mal Enstitüsü kuruldu (1958). Bu ens­titü tarafından 1959’da Yahya Kemal Enstitüsü Mecmuası, 1961 ‘den sonra da toplu eserleri yayımlandı. Aynı yıl­larda Çarşı kapı?da Merzifonlu Kara Mustafa paşa Medresesi?nde bir Yah­ya Kemal Müzesi açıldı ve 1968’de Maçka Parkı’na bir heykeli kondu.

İstanbul sevgisi

 

İlk şiir denemelerini Malûmat ve İrtika adlı dergilerde yayımlayan Yahya Kemal, sanat hayatının ilk yıl­larında Tanzimat ve Servetif ünün şiir anlayışını biçim ve özden yoksun, sa­dece batının kopyacısı olduğu için eleştiriyor, divan ve halk şiirinin an­latımını yetersiz buluyordu.

 

Paris’teki öğrencilik yıllarında bir yandan düşünce ufkunu genişletir­ken, bir yandan da Albert Sorel’in tarih derslerinin etkisiyle tarihe, es­ki yaşayışa yeni bir gözle bakmayı öğrendi. Türkiye’ye döndükten son­ra Yeni Mecmuada Bulunmuş Sayfalar başlığıyla çıkan şiirleri, batı şiirine özgü bütünlük anlayışı içinde, fakat gazel ve şarkı gibi divan şiiri biçimindeydi. Yeni ve sade dille yaz­dığı şiirlerinde de bu tarih anlayışına bağlı kalan Yahya Kemal’in Türk-İslâm uygarlığının bütünleştiği bir şe­hir olarak İstanbul’a ve Türk müzi­ğine hayranlığı da bu yüzdendi. Duy­gu ve düşünceyi sağlam bir dille bir­leştiren şair, birçok şiirinin konusu­nu aşk, ölüm, sonsuzluk ve doğa sev­gisinden aldı.

Düzyazı alanında da başarılı örnek­ler veren Yahya Kemal, Dergâh, Bü­yük Mecmua, Akademi, İstanbul gibi dergilerde Türk sanatını, Türk tari­hini ve milliyetçilik anlayışını dile ge­tiren makaleler yazdı. Kurtuluş Savaşı’nı savunan yazıları Eğil Dağlar adlı kitapta, usta bir biçimde devri­nin ünlü kişilerinin portreleri, Siyasî ve Edebî Portreler adlı eserde toplandı.

   

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri!

2016 Turizminde gelinen Son Nokta ve Sebepleri?   2016 yılına çok sancılı bir şekilde girilen, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir