Yeni Konular
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / Yenilebilir ve Yenilemeyen Enerji Çeşitleri

Yenilebilir ve Yenilemeyen Enerji Çeşitleri

Fosil YakıtlarYenilebilir ve Yenilemeyen Enerji Çeşitleri Nelerdir?

Günlük yaşantımızın hemen her ihtiyacımız meydana gelen enerji bize enerji kaynakları olanağı sağlar . Yenilenebilir ve yenilenemez enerji kaynakları olmak üzere enerji kaynaklarımızı iki konuya bölebiliriz.

Yenilenemez Enerji Kaynakları – Çeşitleri – Türleri

Aslında tabiatta yenilenemeyen enerji türü yoktur ancak bir takım enerji kaynakları ortaya gelişlerinin bir nedeni olarak yenilenmeleri bir sürü uzunca süreler almaktadır. Fosil yakıtlar ve radyoaktif elementler yenilenemez enerji kaynaklarıdır. Bu kaynakların bu şekilde isim almalarının nedeni kullandıkça bitmeleri ve yenilerinin gelmesinin çok uzun sürmesidir. Bu nedenledir ki şunlar , yenilenemez enerji kaynakları olarak adlandırılmıştır. Doğalgaz, kömür, yakıt ve bor yenilenemez enerji kaynaklarıdır.

Günümüzde yenilenemez enerji kaynaklarının kullanım oranı %95’in üzerindedir. Bu nedene bir sonraki 50 yıl içinde doğalgaz ve yakıt benzeri en yaygın kullanılan fosil enerji kaynaklarının tükeneceği öngörülmektedir. Toplamında enerji kullanımında %5 benzeri düşük düzeylerde olan güneş ve rüzgar enerjisi benzeri yenilenebilir enerji kaynakları ise, gün geçtikçe daha çok kullanılmaktadır. Fosil yakıtların tükenmesiyle yenilenebilir kaynaklara yönelineceği aşikardır.

Yenilenemez enerji kaynaklarının en kocaman zararı ise çevre üstünde görülmektedir. Etrafı alabildiğine kirleten bu kaynaklar sebebiyle bir sonraki 50 yıl içinde kendileri tükenmeden dünyamızı tüketebilirler. Nedeni Ise sera gazı salınımıyla global ısınma günden güne daha riskli bir durum almakta. Vaziyet bu gibi olunca bundan 20 yıl daha sonra bile dünyanın ne biçimde bir iklime sahip olacağını kestiremiyoruz.

Çevreyi muhafaza etmek yerine kişilerin bilinçlenip bir an öncesinde naturel enerji kaynakları üst kısmına yoğunlaşması gerekmektedir . Bilhassa otomotiv piyasasının kapalı bir kutu benzeri üslup sergilemesi ve yeniliklere açık olmaması insanları endişelendiriyor. Meğer kocaman üreticilerin tümü bir bölüm imalatını elektrikli ve hidrojen ile personel araçlara yönlendirse ve ar-ge çalışmalarına sürat verse, bir sürü daha temiz bir geliyor olacak bizleri bekliyor olabilirdi.

Karbon bazlı durumda olan bu fosil yakıtlara belli bir süre daha yakından bakalım:

1. Fosil yakıtlar:

Fosil Yakıtlar
Fosil Yakıtlar

Kömür ,  yakıt ,  doğalgaz benzeri fosil yakıtlar en bir sürü termik santrallerde elektrik enerjisi üretmek amaçlı kullanılmaktadır .  Gündelik yaşamda kullandığımız yakıt ,  motorin ,  LPG ,  plastik ,  naftalin ,  boya ,  teflon benzeri maddeler yakıt kaynaklıdır .  Kömür ,  yakıt ,  doğalgaz benzeri binlerce senede oluşmuş fosil yakıtlar insanlığın gelişmesi ile süratle azalırken atıklarıyla gökyüzü su ve toprak kirliliğine sokak açar .  Fosil yakıtlardaki karbon yanma tepkimeleri ile atmosferde CO2 ve CO bileşiklerinin birikmesine ne sebeple olur .  Bu gazların havada bir sürü birikmesi sera etkisine ve global ısınmaya sebep olması tarafından çok risklidir .

 

 

Doğalgaz
Doğalgaz

Doğalgaz: Yeryüzünde ısınmada %75 benzeri bir nispeten en bir sürü kullanılan yakıt türüdür. Dünyanın toplamında enerji tüketiminin ise, %22’sini karşılamaktadır. Bir Sürü eskiyen tarihlerden beri kullanılmaktadır. Ülkemizde kullanılan doğalgazın tamamına yakının komşu ülkelerimizden sağlamak etmekteyiz.

 

 

 

 

Kömür
Kömür

Kömür: Yeraltında yer alan sertleşmiş hayvan fosillerinin ortaya getirdiği rahatlıkla yanabilen siyahımsı bir maddedir. Ülkemizde en bir sürü yer alan kömür türü linyit olup, yaygın biçimde kullanılmaktadır. Taşkömürü ise, Zonguldak, Ereğli ve Amasra bölgelerindeki kömür yataklarından çıkartılır. Buradaki madenlerde çıkartılan taşkömürleri fazla yüksek kalori vermeleri ve pahalı olmaları sebebiyle daha bir sürü demir-çelik sanayilerinde kullanılmaktadır.

 

 

 

Petrol
Petrol

Petrol: Türkiye’de fazla yakıt yatağı bulunmadığından %90’ına yakınınn ithal ederiz. Türkiye’de yer alan yakıt yataklarının ise % 98’i Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alır . Adıyaman ve Mardin etrafında çıkarılan petrolümüzün tamamı ve ve ithal edilen petrolümüz, İzmir’deki Aliağa, Mersin’deki Ataş, İzmit’teki İpraş ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.

 

 

 

Bor
Bor

Bor: Dünyadaki bor rezervinin %70’i yalnızca Türkiye’de ege kısmında yer almaktadır . Olan borun tamamına yakını başka bir deyişle %30’luk bölümü ise AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’de yer almaktadır . Türkiye’de borun yer aldığı yerler Balıkesir (Bigadiç, Sandıklı, Susurluk), Eskişehir (Seyitgazi), Kütahya (Emet) ve Bursa’dır.

 

 

 

2. Nükleer Enerji:

Nükleer Enerji
Nükleer Enerji

Uranyum, plütonyum benzeri radyoaktif elementlerin çekirdeklerindeki proton ve nötronları tutan enerjinin ortaya çıkarılması asalına dayanır. Dünyadaki elektriğin %20 si nükleer santrallerde üretilir. Nükleer santraller Dünyanı birçok yerinde bulunmasının yakınında atmosferin kirlenmesine gerek olur . Nükleer enerji santrallerinde elektrik ucuzdur ancak santralin fiyati çok pahalıdır.

Yenilebilir Enerji Kaynakları – Çeşitleri – Türleri

Yenilenebilir enerji gücünü güneşten meydan ve hiç tükenmeyecek olarak tahmin edilen , etrafa emisyon yaymayan enerji çeşitleridir. Diğer bir deyişle yenilenebilir enerji gücünü güneşten meydan ve hiç tükenmeyeceği tahmin edilen ve etrafa kayıp vermeyen enerji kaynakları yenilenebilir enerji kaynaklarıdır.

Yenilebilir Enerji Kaynakları
Yenilebilir Enerji Kaynakları

 

Yenilenebilir enerji kaynakları tablodan da görüldüğü benzeri güneş,rüzgar,jeotermal benzeri enerji kaynaklarına verilen addır .Tabloda belirtilmeyen okyanus akıntısı ve okyanuslardaki sıcaklık tesiri benzeri birden çok tür ek olarak yenilenebilir enerji kaynağı mevcuttur.

Bu kaynaklardan bazıların eldesi bir sürü pratik bazılarınınki ise bir sürü güçtür.Bir bölgeye enerji sağlanması istendiğinde ön hazırlığının bir sürü iyi inşa edilmesi ,bölgenin enerji kaynaklarının iyi araştırılması ve de varolan enerjilerin iyi değerlendirilmesi lazımdır .Unutulmamalıdır ki en güzel enerji tasarruflu kullanılan enerjidir.Ülkemizin her sene cereyan mesajım hatlarında kaybettiği enerji ölçüsü hemen hemen ürettiğinin yarısı kadardır.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Nelerdir
Yenilenebilir Enerji Kaynakları Nelerdir

 

1. Hidroelektrik Enerji:

Hidroelektrik Enerji
Hidroelektrik Enerji

Nehirlere kurulan barajlar yardımıyla suyun hareketinden istifade ederek elektrik üretilir. Bu imalat şu biçimde gerçekleşir: akarsuyun önü kesilir ve tek baraj gölü oluşturulur. Böylelikle suyun yüksekliği artırılarak potansiyel enerji kazanması sağlanır. Suyun potansiyel enerjisinden istifade ederek cereyan üretilir. Hayat enerjisinin % 20 si hidroelektrik santrallerde üretilir.

2. Jeotermal Enerji:

Jeotermal Enerji
Jeotermal Enerji

Latincede “jeo=yer “, “termal=ısı” anlamındadır. Yeraltında magmada yükselen hararet ile yeraltı sıcak sularından ve buhardan yararlanılarak elde edilir. Elektrik imalatı de jeotermal buharın gücü ile üretilebilir. Eskiyen çağlardan günümüze jeotermal enerjinin önce kullanım sahası kaplıcalardır. Jeotermal enerji bununla birlikte konutların ve seraların ısıtılmasını, dokuma sanayisi, konservecilik benzeri pekçok meydanda yaralanılır. Jeotermal enerji tüketimi etrafa ve atmosfere atık madde verilmesine gerek olmaz.

3. Güneş Enerjisi:

Güneş Enerjisi
Güneş Enerjisi

Güneş öbür yenilenebilir enerji kaynaklarının da temelini oluşturtümör. Dünyadaki yaşamın basit enerji kaynağı da güneştir. Güneş pilleri ışık enerjisini soğurarak cereyan enerjisine dönüştürür. Uzaya fırlatılan uydular gereksinim duydukları cereyan enerjisini güneş panellerindeki güneş pillerinden oluşturtümör. Güneş`in Dünya`ya gönderdiği tek gündelik enerji, bütün insanlığın tek gün süresince gereksinim duyacağı enerjinin hemen hemen on bin katıdır.

4. Rüzgâr Enerjisi:

Rüzgâr Enerjisi
Rüzgâr Enerjisi

Rüzgârın davranış enerjisinden Geçmiş zamanda yel değirmenleri ile yararlanılırdı, son zamanlarda ise rüzgâr jeneratörleri ile cereyan enerjisi üretilmektedir. Tek rüzgâr jeneratörü tek evin, okulun üstelik tek köyün cereyan enerjisini karşılayabilir.

5. Biyokütle (Bitki ve hayvan atıkları) Enerjisi:

Biyokütle (Bitki ve hayvan atıkları) Enerjisi
Biyokütle (Bitki ve hayvan atıkları) Enerjisi

Bitki ve hayvan atıklarından yararlanılarak ele geçirilen enerjiye biyokütle enerjisi denir. Sözgelişi çiftlik hayvanlarını dışkıları, ekinler, ölü ağaçlar, odun parçaları, talaş vb. maddelerden enerji elde edilir. Hayvan atıklarından biyogaz ve nebatlardan ele geçirilen biyodizel bu yolun uygulamalarından biridir. Peki, bu formülle ne türlü enerji elde edilir?
Enerji ele geçirilecek atık maddeler kuvvet santraline getirilir. Burada santralin çukuruna boşaltılarak yakılır. Bu yanma neticesi meydana çıkan gazlar farklı işlemlerden geçirilerek cereyan enerjisi ele geçirmek amaçlı kullanılır. Tek öbür sokak ise; atık ve kalıntıları bekletme tankları olarak bilinen özel ortamlarda çürümeye bırakmaktır. Bu tanklarda her geçen gün çürüyen maddelerden metan gazı çıkar. Bu gaz toplanarak ısıtma amaçlı kullanılır. Benzer yöntem hayvanların dışkılarında da kullanılır.

 

Nasıl Gelişmiştir?
Enerji iş yapabilme kabiliyeti olarak tanımlanır. Endüstriyel anlamda insanlığın huzuru ve refahı amaçlı hizmet verici her enerji türü mühendislik alaka meydanına girer. Son Zamanlarda , sanayinin en basit enerji kullanımı elektrik enerjisi olup, onu ısınma ya da ısıtma amaçlı fosil yakıtlar ( yakıt , kömür, natürel gaz… ) izlemektedir .

Geçmişten günümüze cereyan genellikle hidrolik santraller aracılığıyla üretilmektedir. Arazi yapısı ve nehir potansiyeli uyumlu olmayan ülkeler ise termik santraller aracılığıyla cereyan ihtiyacını karşılamışlardır. Bütün ülkeler yeniden ısınma ihtiyacını kömür ya da yakıt ile karşılamaktadırlar. Öbür yandan enerji ve yakıt isteği devamlı olarak artmaktadır.
Dolayısıyla hidrolik santraller ya da termik santraller aracılığıyla ve kömür ya da yakıt aracılığıyla yakıt isteği karşılanamaz duruma gelmesi kaçınılmaz bir dönecektir . Bilhassa kömür ve yakıt rezervlerinin hudutlu olması ve bir gün kesinlikle sona erecek olması geliyor olacak enerji isteğini amaçlayan enerji projeksiyonların bir sürü ehemmiyetle değerlendirilmektedir.

Bu Sabah, yakıt savaşları olarak tanımlanabilecek Körfez ya da Afganistan krizleri işaret etmektedir ki, enerji endüstri gereksinimi yakınında bir sürü kocaman bir uluslar arası özgürlük istikameti de vardır.Ülke politikalarında anında hemen enerji başrolü oynamaktadır. Bir noktada bir ülkenin bağımsızlığı çoğalış bizzat enerjisini karşılayabilme potansiyeli ile belirlenmektedir. Enerji olmadan endüstri, endüstri olmadan refah ve sevinçli topluluk ya da bağımsızlığını koruyabilme kabiliyeti olmayacağı amaçlı enerjisiz bir ülke politikasi düşünülemez.

Bahsedilen krizler ve 1974 senesinde olan ve yakıt ücretlerinin çok yükselmesi ile sonuçlanan yakıt krizi enerjinin ehemmiyetini meydana koymaktadır. Yakıt ücretlerindeki yükseliş , yakıt bağımlısı ülkelerde uyumlu fiyat krizlere, uyumlu fiyat krizlerde milletçe ayaklanmasına, böylelikle de harici ülkelerin müdahelesine ortam hazırlamıştır. Bununla beraber , 1974 yakıt krizinde sanayileşmiş ülkeler teknolojileri ve endüstri mahsulleri ihracatları aracılığıyla , kapsamlı ölçüde yakıt kaynaklarına sahip değilken, hafif bir sorun ile bağımsızlıklarından ödün vermeden atlatmışlardır. Üstelik aynı bir duruma bir daha düşmemek amaçlı enerji müstakil duruma gelmenin yollarını aramışlardır. Yakıt , kömür ve hidrolik potansiyele dayanmayan, biyolojik terminolojide Yenilenebilir Enerji Kaynakları olarak isimlendirilen, yepyeni enerji kaynakları geliştirmişlerdir. Bu kaynakların her ülkede olabilecek meydana gelmesine bilhassa uyarı edilmiştir.

 

Neden Kullanılır?
Dünyamızda enerji gereksinimi her yıl tahmini olarak %4 yıldırım 5 oranında artmaktadır . Bunun Için cevap bu gereksinimi karşılamakta meydana gelen fosil yakıt rezervi ise bir sürü ek olarak çabuk bir şekilde tükenmektedir . Şu anki enerji kullanım şartları göz önüne alınarak yapılmış olan en iyimser tahminlerde dahi en geç 2030 senesinde yakıt rezervlerinin kocaman ölçüde tükeneceği ve gereksinimi karşılayamayacağı görünmektedir . Kömür amaçlı şu anki rezervlerle tahmini 80 yıldırım 100 yıl , doğalgaz içinse yeniden tahmini 100 yıldırım 120 senelik bir kullanım müddeti ihtimal edilmektedir .

Ayrıca fosil yakıtların tüketimi hayat aşağı yukarı ısısını da nihai bin senenin en dik değerlerine ulaştırmış , yüklü gökyüzü kirliliğinin yanında milyonlarca dolar zarara sokak açan sel/fırtına benzeri natürel afetlerin gözle görülür şekilde artmasına neden olmuştur .

Fosil yakıtlar içerisinde yer alan karbon havadaki oksijen ile birleşerek CO2 ( tam yanma şeklinde ) ya da CO ( 1/2 yanma şeklinde ya da yanma havasının kısa olması ) gazları meydana çıkmaktadır . Yeniden yakıt içerisinde yapıt miktarda yer alan mermi , kükürt benzeri elementler yanma sıcaklığında oksijen ile birleşerek birey sıhhati açısından mühim tehdit oluşturan bileşikler ( SOx , PbO , NOx… ) oluşturmaktadır . Bu yanma mahsulleri atmosfere bırakılmakta ve atmosfer içerisinde birikmektedir . Fotosentez , çürüme benzeri elbette dönüşümler bu birikime mani olabilse de , çok yakıt tüketimi kısa müddetli bir birikime ne sebeple olmaktadır . Atmosfer içerisinde biriken yanma gazları güneş ve yer
arasında elbette olmayan katman meydana getirmekte , birey ve nebat yaşamı üstünde olumsuz tesire ne sebeple olmaktadır . Sera Tesiri ( Isı enerjisinin karbondioksit benzeri gazlar açısından emilip atmosferde alıkonmasıyla meydana çıkan ısı artışı ) olarak ta malum bu etki ve birey sıhhati bu sabah ehemmiyetle üstünde durulan olgulardır .

Sera tesirini azaltmak amaçlı Kyoto protokolü hazırlanmıştır . Kyoto Protokolü , sera tesiri oluşturan gazların salınımını sınırlamayı ve azaltmayı hedef alan beynelmilel bir anlaşmadır . Bu anlaşma , 11 Aralık 1997 tarihinde Japonya’nın Kyoto şehrinde tertip eden bir dorukta oluşturulmuştur . Anlaşma , 9 Mayıs 1992’de New York’da onay edilen , İklim Değişikliğine Karşı Bm Çerçeve Sözleşmesi’nin tespit edildiği ilkelere dayanmaktadır .
Anlaşma’e taraf meydana gelen devletler enbaşta milli ekonomilerinin alakalı sektörlerinde enerji etkinliğini iyileştirmeyle ve sera tesiri oluşturan gazların salınımını sınırlaya ve azaltmaya karşı tedbirler almakla , sera gazı tesiri oluşturan ( karbondioksit ve metan… benzeri ) gazların salımında 2012 seneye civarı , 1990 senenindeki düzeyinden toplamında yüzde 5 , 2 oranında bir azalma sağlamakla mükellef olduklarını onay etmektedir .
Protokol fakat 2005 seneyi Şubat ayı içinde 55 ülkenin protokole takdir vermesi ile yürürlüğe girebilmiştir . Fakat , atmosfere en pek sera gazı salan Abd protokolün dışarısında kalmıştır . Ülkemiz de 6 şubat 2009’da Kyoto protokolünü imzalamıştır .

 

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Estonya İnternet Çağı ve Gelişimi

Daha çok geçmişiyle tarihiyle savaşta barışta Estonya’ yı değil de 2000 yılında attıkları en radikal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.