Yeni Konular
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / Yerin Yapısı ve Oluşumu

Yerin Yapısı ve Oluşumu

Yerin Yapısı ve Oluşumu
Yerin Yapısı ve Oluşumu

YERİN MERKEZİNE YOLCULUK

Yapılan araştırmalar sonucunda insanlar Yer’in birbirinden farklı özelliklere sahip olan katmanlardan meydana geldiğini bulmuşlardır.

Yerin Katmanları

Yerküre olarak adlandırdığımız Yer, dıştan içe doğru yer kabuğu, manto ve çekirdekten oluşan bir yapıya sahiptir.

– Yer Kabuğu: Yer kürenin en dışta bulunan katmanıdır. Katılaşmış kayaçlardan oluşmaktadır. Sial ve sima katmanlarından meydana gelir. Kalınlığı kıta ya da okyanus olma durumuna göre değişmektedir. Bu katmanın manto katmanı üzerinde adeta yüzer halde bulunduğu bilinmektedir. Yer kabuğu ile mantonun en üst kısmının birlikte litosferi (taş küreyi) oluşturduğu görülür.

– Manto: Yer kabuğu ile çekirdek arasında bulunan katmandır. Büyük oranda magnezyum ve kalsiyum içermekte olan manto, çekirdeğin üzerinde yer almakta, sıcaklık ve basınç değişikliklerine göre de farklı bölümlere ayrılmaktadır. Yüksek sıcaklıkta ve aynı zamanda da göreli olarak daha dirençli olan kısma “mezosfer” denmektedir. Mezosfer denilen katmanın üzerinde astenosferde (ateş küre), kayaların kısmen erimiş halde olduğu ve kolayca eğilip bükülebilir yapıda olduğu görülür.

– Çekirdek: Dünya’nın merkezi sayılmaktadır. İç ve dış olmak üzere iki katmana ayrılmaktadır. Büyük oranda metalik demir olan çekirdek, bir miktar da nikel ve diğer elementlerden oluşmaktadır. Sıcaklığının 6000 derece civarında olduğu bilinen iç çekirdek üst katmanların yaptığı baskıyla katı haldedir. İç çekirdeğin etrafında ergimiş haldeki demir ve nikelin oluşturduğu, sıcaklığın 5000 derece civarında bulunduğu dış çekirdek yer alır. İç çekirdeğin katı, dış çekirdeğin sıvı halde olduğu görülür.

KITALARIN SERÜVENİ

Kıtalar yılda 1-2 santimetre hızla hareket etmektedirler. Bu konuda pek çok teori de bulunmaktadır. Alman bilim adamı Alfred Wegener tarafından ortaya koyulan Kıtaların Kayma teorisi bunlardan biridir. Kıtalara genel olarak baktığımız zaman kıtaların her birinin birbirleri ile uyumlu bir şekilde birleşebildiği bir yapboz gibi olduklarını görebilmek mümkündür. Kıtaların hareket ettiği bir gerçektir, ancak bu nasıl gerçekleşmektedir?

Mantoda yatay ve dikey olmak üzere çok sayıda hareket bulunmaktadır. Çekirdeğin tabakası daha sıcak olduğu için mantonun çekirdeğe yakın olan kısmında ısınma meydana gelmesi söz konusudur. Bunun sonucu olarak da ısınan metallerin hafiflemesi ve yükselmesi söz konusudur. Mantonun yer kabuğu ile temas halinde bulunan kısmı ise daha soğuk ve yoğun olduğundan dolayı aşağı çökmektedir.

Yer kabuğu birbirine tutturulmuş olan 12 büyük ve çok sayıda küçük levhadan oluşmaktadır. Kıtalar da bu levhalar üzerinde yer aldığından levhalar hareket ettikçe kıtalar da hareket etmektedir. Bu hareketlerin ise birbirine doğru ya da zıt şekilde olması söz konusu olabilir. Mantoda gerçekleşen ısı akımlarının sebep olduğu bu hareketlilik sırasında levhalar birbirine uzaklaşabilir, çarpabilir ya da sıyırabilir. Bu hareketlilik okyanusların, yeni kıtaların, sıradağların ve volkanik dağların oluşmasına yol açar. Levhaların sınırlarında ise depremler ve volkanik faaliyetler gerçekleşir.

JEOLOJİK ZAMANLAR

Dünya günümüz koşullarına 4,6 milyar yıl sonra gelmiştir. Bu dönem ise şu şekilde bölümlere ayrılır:

1. Kambriyen Öncesi (Prekambriyen): 4 milyar yıl öncesine baktığımız zaman bu süreye dendiği görülür. Bu dönemde kıtaların çekirdek kısmını oluşturmakta olan en eski kıvrımların oluştuğu görülür. Su yosunu türünden ilk bitkilerin de bu dönemde ortaya çıktığı görülür.

2. Palezoik Zamanlar: 294 milyon yıl önce gerçekleşen dönemdir. Kendi içerisinde jeolojik devirlere ayrılır. Bunları günümüze en yakın olana göre sıralayacak olursak;

– Permiyen: Kıtalar henüz birbirinden ayrılmamış durumdadır.

– Karbonifer: Yeryüzünde tek bir kıtanın Panfaes’nın olduğu dönemdir. Büyük bir okyanusun dev kıtayı çevrelediği bilinir.

– Devoniyen: Hersinyen ve Kaledoniyen sıradağlarının oluştuğu görülür.

– Silüriyen: Şiddetli kıvrımların meydana geldiği görülür.

– Ordovisyen: Dev bitki türlerinden ormanların geliştiği görülür.

– Kambriyen: Taş kömürü yatakları oluşmuştur.

3. Mezozoik Zamanlar: 186 milyon yıl önce gerçekleşen dönemdir. Günümüze yakınlığına göre sırasıyla şu dönemlere ayrılır: Kretase, Jura ve Trias. Bu dönemde gerçekleşen olaylar ise şunlardır;

Alp kıvrımlarının hazırlıkları gerçekleşir.
Büyük oranda birikmeler ve tortulaşmalar görülmüştür.
Yer kabuğunun kırıklara parçalanarak ayrı kıtalara bölünmeye başladığı görülür.
Kuzey Yarım Küre’nin kuzeyinde Laurasia Kıtası, güneyde ise Gondwana Kıtası yer almaktadır.
Kuzey Atlantik’in açıldığı; Antarktika, Avustralya kara kütlesi ile Hindistan’ın Gondwana Kıtasından ayrıldığı görülür. Güney Amerika Kıtası ile Afrika’nın da birbirinden ayrılmaya ve Güney Atlantik’in açılmaya başladığı görülür.
Dinozorların bu devirde ortaya çıktığı biliniyor.
Bu zamanın sonlarına doğru kara ve denizlerin dağılışının günümüze benzer bir hale geldiği görülür.

4. Senozoik Zamanlar: 65 milyon öncesini tanımlayan zamanlardır. Bu dönemde üç ayrı jeolojik devir ve bunlar içerisinde de çeşitli dönemler yaşanmıştır. Günümüze yakın olmasına göre bu devirleri şu şekilde sıralayıp açıklayabiliriz:

– Kuaterner: Kendi içerisinde Holosen ve Pleistosen (Buzul Çağı) olmak üzere iki döneme ayrılır. Bu devirde yaşananlar ise şunlardır:

İnsanlığın tüm kayıtlı tarihi bu devirde yaşanır.
Egeid karasının çökmesiyle Ege Denizi meydana gelir, yeryüzünde insan yaşamı başlar.
İstanbul ve Çanakkale Boğazları oluşur.
Dönemin sonunda buzul çağı sona ere, denizler yükselir, iklim yumuşar.
Pleistosen döneminde buzullaşmaya bağlı olarak deniz seviyesinin alçaldığı görülür.
11 bin yıl öncesinden günümüze kadar bu dönem devam eder.

– Neojen ve Paleojen Devirleri: Neojen devri kendi içerisinde Pliyosen ve Miyosen olmak üzere iki ayrı döneme ayrılır. Paleojen Devri ise  Oligosen, Eosen ve Paleosen adlı dönemlere ayrılmaktadır. Bu devirlerde yaşananlar şu şekildedir:

Oligosen sonunda ve Miyosen döneminde Afrika kıtasının Avrupa ile Asya’ya dayandığı görülür.
Hindistan’ın Asya ile çarpıştığı ve arada kalan katmanların sıkışıp iki kıtanın birleşme çizgisi boyunca yükseldiği ve böylece Himalaya Dağlarının oluştuğu görülür.
Petrol, bor, linyit ve tuz madenleri oluşmaktadır.
Atlas ve Hint okyanuslarının belirdiği görülür.
Bugünkü bitki ve hayvan türlerinin ortaya çıktığı görülmektedir.

 

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Estonya İnternet Çağı ve Gelişimi

Daha çok geçmişiyle tarihiyle savaşta barışta Estonya’ yı değil de 2000 yılında attıkları en radikal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.