Yeni Konular
Anasayfa / Eğitim - Bilgi / Biyografiler - Ünlüler / Yonglo İmparatoru Kimdir

Yonglo İmparatoru Kimdir

09-06-2015_221701 (Doğumu 2 Mayıs 1360, Nanjing – Ölümü : 5 Ağustos 1424, Pekin yolunda, Çin), Ming hanedanının üçüncü imparatoru (1402 – 1924). Hanedanın gücünü doruk noktasına çıkarmış, başkenti Nanjing’den Pekin’e taşımıştır.

Moğol egemenliğine son vererek Ming hanedanını kuran Hongwu’nun 26 oğlundan dördüncüsüydü. On yaşındayken Pekin’i çevreleyen Yan bölgesinin prensi ilan edildi ve 20 yaşına geldiğinde Pekin’e yerleşti. Dönemin büyük komutanlarının koruyucu­luğu altında kuzey sınırlarındaki çarpışmala­ra katılarak askeri deneyim kazandı. 1390’da üvey ağabeyi Jin prensiyle birlikte Çin Seddi’nin ötesinde bir seferin komutan­lığına, 1393’te de kuzey sınırının orta kesi­mini savunmakla görevli kuvvetlerin başına getirildi. İzleyen dönemde Moğol kuvvetle­rinin toparlanmasını önlemek amacıyla he­men her yıl sefere çıktı.

Üç ağabeyinin (1392, 1395 ve 1398) ve babasının (1398) ölümünden sonra tahta genç yaştaki yeğeni Zhu Yunwen geçtiyse de imparatorluk ailesinin en büyüğü olarak güçlü konumunu korudu. Zhu Yunwen’in Konfüçyüsçü bilgin – memurların etkisiyle yönetimi merkezileştirmeye çalışması üzeri­ne Ağustos 1399’da ayaklanarak Shandong bölgesinin batısını ve Huai Havzasının ku­zeyini ele geçirdi. Kendisine bağlı birlikle­rin 1402’de kuzeydeki imparatorluk ordula­rını yararak Büyük Kanal boyunca hemen hiçbir direnişle karşılaşmadan güneye doğru ilerlemesinden ve Nanjing’i teslim almasın­dan sonra yönetimi eline aldı ve 1403’te resmen imparatorluk tahtına geçti.

Yonglo ilk iş olarak Zhu Yunwen’ın danış­manlarını ve yakınlarını hedef alan kanlı bir sindirme hareketine girişti. Ardından ku­ramsal ve siyasal değişikliklere son vererek önceki dönemin izlerini ortadan kaldırmaya yöneldi. Ama prenslerin gücünü kırma politikasını sürdürerek onları stratejik nok­talardan uzaklaştırdı ve ellerindeki bütün yönetsel yetkileri aldı. Önemli devlet gö­revlerine kendisine bağlı genç kişileri atadı, ayrıca hadımlara geleneksel saray görevleri dışında elçi olarak başka ülkelere gitme, bayındırlık işlerini yürütme ve askeri garni­zonları denetleme gibi birçok görev verdi. 1420’de devlete yönelik gizli tertipleri açığa çıkarmakla görevli özel bir hadım örgütü kurdu. Dongchang adlı bu örgüt daha sonraları imparatorluk muhafızlarıyla işbir­liği yapan ve dehşet salan bir gizli polis merkezi durumuna geldi.

Yonglo aynı za­manda çevresinde Hanlin Akademisinden yetişmiş genç bilgin memurlardan oluşan bir danışmanlar kurulu topladı; Neige adlı bu kurula bürokrasiyle ilişkileri sağlayan güçlü bir konum kazandırdı. Bazen çok acımasız davranmakla birlikte etkili bir yönetim mekanizması yarattı ve böylece ülkeye siya­sal ve ekonomik istikrar getirdi. Genelde din ve kültür konularına pek ilgi duyma­makla birlikte, danışman olarak sarayına aldığı Tibetli bir lamanın ve Daoyan adlı Taocu bir rahibin düşüncelerine değer ver­di. Konfüçyüsçü ve Yeni – Konfüçyüsçü Kla­siklerini derlenerek basılmasını sağladı. Başka nüshası bulunmayan 11 bini aşkın kitabın el yazmalarını Yonglo dadian (Yon­glo Çağının Büyük Yasası) adı altında bir araya getirtti.

Yonglo dış politika alanında öncelikle imparatorluğun nüfuz alanını güneye doğru genişletmeye ağırlık verdi. Bu amaçla 1403’te görevlendirdiği üç filo Cava ve Güney Hindistan’a kadar giderek Güney­doğu Asya ülkelerinin Çin’e bağlılık bildir­melerini sağladı. Malaka ve Brunei gibi birçok ülke Çin’e heyetler göndermek zo­runda kaldı. Denizaşırı seferlere girişen Çin amirallerinin en ünlüsü olan, Müslüman hadım Zheng He 1405 – 1433 arasında yedi büyük yolculuk yaparak Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Zengibar’a kadar ulaştı. Aynı dönemde Tibet, Nepal, Afganistan ve Rus Türkistanı’na da Çinli elçiler gönderildi. Aşikaga şogunlarının yönetimi altındaki Japonya, Yonglo’yu egemen olarak tanıdı ve vergi ödemeyi kabul etti. Bu bağlılık, Kore ve Çin kıyılarını yağmalayan Japon korsanlarının cezalandırılmak üzere Çin’e teslim edilmesine kadar vardı. Ama bir süre sonra yeni bir şogunun başa geçmesiyle Japonların uysal tutumu değişmeye başladı. 1411’den sonra Çin’e vergi ödemeleri kesil­di ve Japon korsanlar Çin kıyılarım yeniden yağmalamaya girişti. Bunun üzerine Yonglo Japonya’ya savaş açma tehdidinde bulun­duysa da başka soranlarla uğraştığından bunu gerçekleştiremedi.

Yonglo’nun yayılmacı eğilimleri Çin’i komşu Vietnam’a yönelik başarısız bir aske­ri serüvene sürükledi. Vietnam’da tahttan uzaklaştırılan Tran hanedanının müdahale çağrısı üzerine 1406’da bu ülkeye bir heyet gönderildi. Heyetteki elçilerin öldürülmesi­ne misilleme olarak Çin kuvvetlerinin Viet­nam’ı işgal etmesinden sonra 1407’de oluş­turulan bağımlı yönetim, yaygın halk ayak­lanmaları karşısında giderek çıkmaza girdi. Özellikle 1418’den sonra sarsılan Ming ege­menliği Yonglo’nun ardılının Çin kuvvetle­rini geri çekmesiyle 1428’de sona erdi.

Yonglo imparatorluğunun ilk yıllarında, tahta çıkışında kendisine destek vermiş olan Moğollarla iyi ilişkiler kurmaya özen göster­di. Timurluların Orta Asya’da yeni bir güç odağı olarak yükselmesinden sonra da tem­kinli bir politika izleyerek Orta Asya ticaret yollarını açık tutmaya çalıştı. Moğol önderi Aruktay’ın bölünmüş kabileleri birleştirme girişimi üzerine, 1410’dan başlayarak ku­zeyde bir dizi sefere girişti. Bu seferlerde belirgin bir üstünlük sağlayamamakla birlik­te, geniş çaplı bir Moğol konfederasyonu­nun kurulmasını önledi. Ayrıca kuzeydoğu­daki Ruzhenleri belirli ölçüde denetim altın­da tuttu.

Çin’in dış politikasında kuzey sınırındaki gelişmelerin öne çıkmasıyla birlikte, baş­kentin Nanjing’den Pekin’e taşınması gün­deme geldi. Öteden beri Yonglo’nun başlı­ca güç dayanağı olan Pekin, ülkenin ekono­mik ve kültürel merkezlerinden çok uzaktı. Ama stratejik konumundan dolayı kuzey savunmasını denetlemeye son derece elve­rişliydi. Başkenti değiştirme emrini 1407’de veren ve 1409’dan sonra zamanının çoğunu kuzeyde geçiren Yonglo, 1417’de Pekin’in yeniden inşası için geniş kapsamlı çalışmalar başlattı ve bir daha Nanjing’e dönmedi. İmparatorluk sarayı olarak tasarlanan Ya­sak Kent’in inşası 1420’de tamamlandı ve 1421’de Pekin resmen ülkenin başkenti oldu.

İmparatorluk merkezinin Pekin’e kaydırıl­ması için, öncelikle Yangtze Vadisinden Kuzey Çin’e tahılın güvenle taşınabilmesi gerekiyordu. Yangtze’yi San Irmağa bağla­yan Büyük Kanal büyük ölçüde kullanılmaz halde olduğundan, Shandong Yarımadası çevresinde kıyı taşımacılığı yeniden düzen­lendi ve Chen Xuan’ın yönetiminde bu sistem başarıyla kullanıldı. Bu arada kuzey­deki eski suyolları da onarılarak genişletil­di. 1411’de deniz taşıtları Shandong’un güneyinden San Irmağa girebiliyor, böylece kıyı yolunun en tehlikeli bölümünden geçil­miyordu. 1415’te Büyük Kanal’ın güney kesimlerinin de onarılmasıyla deniz ulaşımı tümüyle bırakıldı. Güneyde Hangzhou’dan Pekin’in dışına kadar uzanan ve ordu dene­timinde bulunan suyolu şebekesi, zamanla kuzeyin tahıl gereksinmesini karşılayabile­cek bir duruma geldi. Pekin’in başkent olduğu 1421’de bu yolla taşınan yük miktarı yılda 200 bin tonu buluyordu.

Denizaşırı seferler, başarısız Vietnam işga­li, kuzey seferleri, Pekin’in yeniden inşa edilmesi ve Büyük Kanal’ın onarılması çok büyük insan gücü ve maddi kaynak gerekti­riyordu. Yonglo’nun önderlik yeteneğiyle yürütülebilen bu dev projeler, sonuçta ülke­nin kaynaklarının tükenme noktasına getirdi. Bu durum daha sonraki imparatorların mali reformlara girişmesini zorunlu kıldı.

Moğolistan seferinden dönerken hastala­narak Pekin yolunda ölen Yonglo’nun yeri­ne en büyük oğlu Ren Zong geçti.

Hakkında admin

Buna Baktın mı?

Mencius ve Felsefesi

Mencius ve Felsefesi

Mencius MÖ 372-289 yılları arasında bugünkü Shandong Eyaleti sınırları içerisinde yer alan Zou bölgesinde yaşadı.Babasını …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.